Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/34413 E. 2019/8854 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34413
KARAR NO : 2019/8854
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … Konut Hizmet Yönetim İşl. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalılara ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkartıldığını, davacının 12/24 sistemi ile çalıştığını, gece çalışmalarının 7,5 saati aşan kısmı ile fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatillerde de çalıştığını, ücretinin SGK’ya eksik bildirilerek asgari ücret kısmının bankadan, geri kalanının ise imza karşılığı elden ödendiğini, bir kısım yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, davalılar arasında alt-asıl işverenlik ilişkisi bulunduğunu, davalı … Şirketinin diğer davalı … Yönetiminin güvenlik ve site yönetimi işlerini üstlendiğini, onların yerine geçerek davacı ve arkadaşlarını istihdam etmek veya yüklenici firmalara istihdam ettirmek suretiyle asıl işveren durumunda bulunduğunu, davalılar arasındaki sözleşmeler ve para akışı incelendiğinde … Şirketinin asıl işverenlik sıfatının görüleceğini, davalıların işçilik alacak ve tazminatlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; kıdem tazminatı ile fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekilleri Cevaplarında Özetle:
Davalı … Ltd. Şti. vekili; davacının, müvekkili şirkette 16.01.2013 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş akdini haksız olarak feshettiği 12.11.2014 tarihine kadar çalıştığını, 02.10.2014 ve 04.10.2014 tarihlerinde 19.00-07.00 çalışma saatleri arasında bilgi vermeksizin işe gitmediğini, davalı şirket tarafından davacıya 17.10.2014 tarihinde ihtar çekildiğini, ancak davacının görevini aksatmaya devam ettiğini, davalı şirkette fazla mesai uygulaması olmadığını, mecbur kalınan durumlarda ise ücretinin ödendiğini, davacının resmi bayramlarda da çalıştırılmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Konut Hizmet Yönetim İşl. ve Tic. A.Ş. süresinde cevap dilekçesi sunmamış ve yargılamanın devamında husumet itirazında bulunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davalı … yönetiminin davacının çalıştığı diğer davalı … şirketinden güvenlik hizmeti satın aldığını, davacının davalı … yönetimi çalışanı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, site yönetimi ile diğer davalı … şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, site yönetiminin çalışanlar ile ilgili doğrudan bilgi sahibi olmadığını, yönlendirmede de bulunmadığını, davacının tüm çalışma süresinin … 4. Etap sitesinde geçirip germediğinin araştırılması gerektiğini, güvenlik görevlilerinin asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde, davalı … Konut Hizmet Yönetim İşl. Ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … Şirketinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı … Şirketi vekili yargılama aşamasında; müvekkilinin, konut yönetim hizmetleri kapsamında danışmanlık ve işletme yönetim hizmetleri veren bir şirket olduğunu, site yönetimlerinin ihtiyacı olan hizmetlerin tedarikinde ilgili firmalara ilişkin araştırma ve değerlendirme yaparak seçim yapması hususunda site yönetimlerine öneri ve tavsiyelerde bulunduğunu, işletme yönetim hizmeti kapsamında ise site yönetimlerinin hizmet alımı yaptıkları iş kollarında taraflar arasında münakid sözleşme uyarınca iş ve işlemlerin sevk ve idaresini yürüttüğünü, müvekkilinin asıl ya da alt işveren olmadığını, diğer davalı … yönetiminin hizmet alımı yaptığı firmalardan biri olduğunu, davacının diğer davalı … şirketinin çalışanı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan sevk ve idare işlemlerinin vekalet ilişkisi kurularak yapıldığını bu nedenle en fazla işveren vekili sayılmasının düşünülebileceğini savunarak; davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı … Şirketinin husumet savunması üzerinde durulmaksızın ve bu konuda herhangi bir gerekçe dahi oluşturulmadan, hüküm altına alınan işçilik alacaklarından bahsi geçen şirketin de diğer davalılar ile birlikte sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Davalı … Şirketinin diğer davalılar ile arasındaki hukuki ilişki belirlenip, hüküm altına alınan işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olup olmadığı somut bir biçimde ve gerekçeleri ile ortaya konulmalıdır.
Bahsi geçen davalının hukuki sorumluluğuna dair herhangi bir gerekçe oluşturmaksızın, aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Dava, kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davasıdır. Her eda davası tespit hükmü de içermektedir.
Bu nedenle mahkemenin, hükmedilen her kalem alacakta kaç lira olarak kabul edildiğini kararın gerekçesinde belirtmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, davacının 16 gün yıllık izin kullandığı ve 37 günlük izin alacağı kaldığı kararın gerekçesinde belirtilerek, dava dilekçesindeki 100 TL hüküm altına alınmıştır.
Yıllık izin ücreti alacağında, davacının toplamda ne kadarlık bir alacağı hak ettiği tespit edilmemiştir. Karar, bu yönü ile de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 16.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.