YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34540
KARAR NO : 2020/17444
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 21/02/2000 tarihinde işe başladığını, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 1/5 fıkrası uyarınca işten ayrılacağını Eyüp 10. Noterliğinin 8483 yevmiye numaralı 19/06/2014 tarihli ihtarnamesi ile bildirdiğini, ayrıca … A.Ş. mensupları kıdem tazminatına esas 18/06/2014 tarih 1280 sayılı yazısını da ihtar ekinde işverene gönderdiklerini, 20/06/2014 tarihine kadar çalışmasının aralıksız olduğunu, Yasa gereği 15 yıl 3600 gün çalışma koşulunun gerçekleştiğini, kıdem tazminatının müvekkiline ödenmediğini, yıllık izninin tam olarak kullandırılmadığını ve ücretlerinin tam olarak ödenmediğini, çalışma saatlerinin 08:45’de başlayıp 20:00-20:30’a kadar aralıksız devam ettiğini, öğle tatili yapılmadığını, sadece 2012, 2013, 2014 yıllarında öğle tatili olarak 1 saatlik zamanlarının olduğunu, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, en son brüt ücretinin 4.659,56 TL olduğunu, günlük Sodexo olarak 12,00 TL yemek ücretinin ödendiğini, kreş yardımı aylık olarak 500,00 TL ödendiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. ve 109. maddeleri gereği davacının aldığı ücretleri bilmesi sebebi ile kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı miktarını hesaplayıp bu değer üzerinden davasını açması gerektiğini, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, BK 126/3’e göre işçilerin ücretlerine ilişkin davlarda beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sebeple davacının ücrete tabi taleplerinin her biri için zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davanın esası yönünden ise; davacının 14/02/2000 tarihi itibari ile Dışbank A.Ş. nezdinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin daha sonra Fortis Bank’a, sonrasında ise müvekkiline devredildiğini, davacının 19/06/2014 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname ile iş sözleşmesini feshettiğini, bu nedenle 20/06/2014 tarihinde çıkışının yapıldığını, son brüt ücretinin 4.650,00 TL olduğunu, davacının müvekkili bankanın Terazidere Şubesinde Operasyon Yöneticisi unvanı ile görev yaptığını, işten ayrılış nedeninin sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını tamamladığından bahisle istifa ettiğini, davacı yaş dışında emeklilik şartlarını sağladığından bahisle istifa ettiğini beyan etmesine rağmen davacının istifasından önce başka işverenlerle görüşme yaptığını ve istifasının hemen ardından söz konusu işverende çalışmaya başladığını, davacının istifasındaki amacının başka bir işyerinde çalışmak olduğundan bahisle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, bu durumun hakkın kötüye kullanılması olduğunu, emekli aylığı almak üzere yaş şartını çalışmadan tamamlamak olmadığını, başka bir işverende çalışma niyeti ile istifa ettiğini, bu konu ile ilgili emsal bir kararın Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2013/304 Esas 2013/180 Karar sayılı kararında mevcut olduğunu, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan sigorta kayıtlarının celp edilmesi halinde başka bir işyerinde çalışmaya başladığının görüleceğini, davacının müvekkili nezdinde herhangi bir fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, müvekkili Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nın Fortis Bank’ı devralması ile yeni bir insan kaynakları yönetmeliği yayınlandığını, bu yönetmeliğe göre de fazla çalışmaların maaşın içerisine dahil olduğunu, davacı tarafından 21/02/2011 tarihinde bu yönetmeliği imzalandığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının zaman zaman fazla çalışması olsa dahi bu çalışma ücretinin maaşı içerisinde olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre de sadece yıllık 270 saati geçen çalışmalar bakımından hesaplama yapılabileceğini, davacının hiçbir dönem 270 saati aşan çalışmasının bulunmamasından dolayı bu taleplerin reddinin gerektiğini, uzman olarak çalışan davacının 01/09/2007 tarihi itibari ile yönetici olarak terfi ettiğini ve fazla çalışma yönetmeliğine göre belirtilen unvanlar dışındaki çalışanların fazla çalışma ücretlerinin maaş içerisinde olduğunun belirlendiğini, 2013 ve 2012 yıllarına ait işlem kayıtlarına göre davacının 270 saati aşan bir çalışmasının olmadığını, ayrıca banka sistemlerinin en geç saat 19:00’da kapanmasından dolayı 20:00-20:30’lara kadar çalışmasının mümkün olmadığını, davacının 23/01/2012-13/05/2012 tarihleri arası yasal doğum izni, 14/05/2012-09/07/2012 tarihleri arası yıllık izin, 10/07/2012-07/01/2012 tarihleri arası ücretsiz doğum izni kullanmış olduğundan bu tarihlerin fazla çalışma ücreti açısından dikkate alınmaması gerektiğini, davacının yönetici seviyesinde yüksek ücret aldığını ve mesaisini kendisinin belirleyebildiğini, 2014/1. Döneminde davacı lehine 4.495,00 TL brüt prim ödemesi yapıldığını, prim ödemelerinin işçiyi teşvik amacı ile verildiğini ve karşılığının da prim adı altında ödendiğini, bu nedenle de fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığını, fazla çalışmaların hayatın olağan akışına da uygun olması gerektiğini, davacı vekilinin yıllık izin ücreti alacağı ile ilgili bu alacağın hangi dönemlere ait olduğunu somutlaştırması gerektiğini, davacının hak ettiği tüm izinlerini kullandığını, müvekkillerinin önceden ihtarname ile temerrüde düşürülmediği için ancak dava tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini savunarak öncelikle kıdem ve yıllık izin ücreti alacağının usulen reddini, tüm alacak kalemleri için de davanın esastan reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyaya sunulan personel bilgi kartlarından davacı tanıklarından …’ın 2004 -2005 yıllarında davalıya ait bankanın Beşyüzevler Şubesinde birlikte çalıştığı anlaşılmaktadır. Diğer davacı tanığı … ise davalıya ait bankanın Güngören Şubesinde 03.08.2007-09.08.2011 tarihleri arasında çalışmış olup davacı ise Güngören Şubesinde 14.02.2011-01.12.2013 tarihleri arasında çalışmıştır. Personel bilgi kartlarına göre davacının tanık Özlem ile Güngören Şubesinde 14.02.2011-09.8.2011 tarihleri arasında birlikte çalışmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanığının davacıyla birlikte ortak çalışma dönemi ile sınırlı olarak belirlenen tarih aralıkları için hesaplama yapılması gerekir.Davacı tanığının görgüye dayalı beyanları yalnızca davacı ile birlikte çalışmış oldukları dönemle sınırlı olduğundan zamanaşımı def’i de dikkate alınarak 14.02.2011-09.8.2011 tarih aralığı için fazla mesai alacağına hükmedilmesi gerekirken 26.06.2009-09.08.2011 tarihleri için yapılan hesaplama uyarınca fazla mesai alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
Ayrıca dosya içeriğinde bulunan 11.02.2011 revizyon tarihli İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin “fazla sürelerle çalışme ve fazla çalışma ücretleri” başlıklı maddesinde fazla mesainin aylık ücrete dahil olduğu kararlaştırılmıştır. Bu yönetmelik davacıya 16.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Buna göre tebliğ tarihi olan 16.02.2011 tarihinden sonrası için davacının fazla mesaisinin ücrete dahil olduğu kabul edilerek aylık 22.5, haftalık 5.2 saat fazla mesai hesabından düşülmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.