Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/34679 E. 2020/17846 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34679
KARAR NO : 2020/17846
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı … Belediyesi’nin taşeronu olan diğer davalı … Yapı San. ve Tem. Hiz. Tic. A.Ş.’ de 21.11.2006 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 24.01.2014 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, işverenin davacıyı 17.01.2014 ve 19.01.2014 tarihlerinde maddi hasarlı kaza yaptığından dolayı 4857 sayılı İş Yasasının 25/II-(h) ve (ı) maddelerine göre iş sözleşmesini feshettiğini, meydana gelen kazalarda davacının kusuru olmadığını, olsa dahi meydana gelen kazanın 30 günlük brüt maaşı tutarından az olduğunu ve iş sözleşmesi feshinin haksız olduğunu belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; davacının, müvekkil belediyenin hizmet satın aldığı diğer davalının çalışanı olduğu için müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalının keşide ettiği ihtarnameden görüleceği üzere davacının sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II (h) ve (ı) hükümleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının taleplerinden diğer davalının sorumlu olduğunu, ayrıca bu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Yapı San. ve Tem. Hiz. Tic. A.Ş vekili; davacının müvekkil şirket bünyesinde 21.11.2006 ile 24.01.2014 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğunu, davacının iş sözleşmesinin 24.01.2014 tarihinde, 4857 sayılı İş Kanunun 25/II ( h) ve (ı) maddeleri gereğince haklı nedenle, tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının işe giriş tarihinden itibaren çok sayıda kazaya sebebiyet verdiğini, tüm bu kazalara ilişkin olarak davacıya yazılı ihtar verildiğini ve çok sayıda eğitime katıldığını, son olarak 19.01.2014 tarihinde aynı günde yaşanan iki kaza sebebiyle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece dosya kapsamı ve aldırılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2014 Ocak ayı bordrosunda günlük ücretinin70,88 TL olduğu, bordroda imza olmasa da bu miktara itibar edilmesi gerektiği, bu miktarın aylık brüt karşılığı 2.126,40 TL iken, davacı iddiasının brüt 2.100,00 TL olduğu, dolayısıyla bordro ücreti davacı iddiasını aştığından, taleple bağlı kalınarak davacının aylık çıplak brüt ücretinin 2.100,00 TL olduğu kabul edilmişse de varılan sonuç hatalıdır. Şöyle ki, 2014 Ocak ayı bordrosunda davacının 24 gün karşılığı çıplak brüt ücreti 1.071,00 TL olup, aylık karşılığı brüt 1338,75 TL’ ye denk olmaktadır. Ek klasörde yer alan çarşaf bordroda yer alan “günlük ücret 70,88” kısmı ise, davacının ayrıntılı bordrosu incelendiğinde görüldüğü üzere 24 gün karşılığı sonucu ödenen çıplak brüt ücret, yol ücreti, yemek ücreti ve fazla mesai ücreti ödemesi ile oluşan ücret toplamının bir gün karşılığıdır. O halde bilirkişinin bahsettiği günlük 70,88 TL ücret, aslında çıplak brüt ücret olmayıp, bordroya göre davacının son ay çıplak brüt ücreti 1338,75 TL’ dir.
3-Her ne kadar davalı işveren, davacının pek çok maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, son olarak 19.01.2014 tarihinde iki adet maddi hasarlı trafik kazasına karıştığının tespit edildiğini, davacıya yazılı ve sözlü hatırlatıldığı halde işin yürütümünde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, trafik ve sürüş kurallarına riayet etmediğini, verilen görevi gerektiği şekilde yapmadığını, çalışma talimatı ve hizmet sözleşmesinde düzenlenen yükümlülüklere riayet etmediğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(h) ve 25/II-(ı) bentleri kapsamında iş sözleşmesine son verdiğine dair 24.01.2014 tarihli fesih bildirimini dosyaya ibraz etmiş ise de; davalı işveren, davacının son karıştığı 17.01.2014 ve 19.01.2014 tarihli kazalara ilişkin sunduğu aynı tarihte düzenlenen ihtarnamelerde açıkça bir daha bu tür davranışta bulunması halinde iş sözleşmesinin derhal ve tazminatsız feshedileceğini bildirmiş, bu eylemler sebebi ile ihtar hakkını kullanmış, iş sözleşmesine son verdiği 24.01.2014 tarihine kadar da davacının karıştığı bir başka kaza tutanağı sunmamıştır. O halde davalının ihtar hakkını kullandığı 17.01.2014 ve 19.01.2014 tarihli kazalar, artık haklı fesih sebebi olarak ileri sürülemeyeceğinden, bu gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü dosya kapsamına uygundur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 09.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.