Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/34682 E. 2020/19103 K. 17.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34682
KARAR NO : 2020/19103
KARAR TARİHİ : 17.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Büyükçekmece İMKB Anadolu Teknik Endüstri Meslek Lisesi’nde 08.04.2009 – 29.06.2013 tarihleri arasında en son aylık net 780,00 TL ücretle kat temizlik ve çay servis görevlisi olarak çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …, husumet itirazında bulunmuş ve davacı ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, okulların yaz tatillerinde kapanmasıyla eğitim sezonu da bittiğinden işin kendiliğinden sona erdiğini ve kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Okul Aile Birliği, davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, okul aile birliğine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı Bakanlık yönünden ise davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … Bakanlığının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Okul aile birliğinin tüzel kişiliği olmasa da 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine göre tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar da işveren niteliğindedir.
Okul aile birlikleri Milli Eğitim Bakanlığına ait okullarda okul yönetimi ile aynı amaç ve menfaat birliği içinde işçi çalıştırmaktadır. Buna göre, okul aile birlikleri ile Milli Eğitim Bakanlığının birlikte işverenlikleri söz konusudur. İşçinin okul aile birliği adına sigorta bildirimlerinin yapılmış olması varılan sonucu değiştirmez. Bu sebeple, işçi alacaklarından … da birlikte istihdam hükümlerine göre sorumludur. İşçi, her iki işverene ya da bunlardan sadece birine karşı dava açabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı Okul Aile Birliği de Bakanlık ile birlikte dava konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen, Mahkemece Okul Aile Birliği yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı işçinin hizmet süresi hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir şeklinde düzenleme yapılarak hakime yargılama sonunda doğruya ulaşma görevini yüklemiştir. Anayasamızın 141. maddesine göre, yargı basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmelidir. Devlet yargının basit, ucuz ve çabuk gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak durumundadır. Zira hakkın tanınması ve korunmasındaki gecikmeler, hukuk devleti ilkesi ile uyumlu değildir, adil yargılanma hakkını ihlâl eder. Bu sebeple yargılama sonucunda ulaşılacak hüküm, doğru, gecikmemiş ve kendisinden beklenen etkiyi gösteren bir niteliğe sahip olmalıdır. Bundan dolayı belirsiz vakıaların açıklattırılmasına, eksikliklerin hâkim tarafından işaret edilerek taraflarca giderilerek yargılamanın uzatılmasının önüne geçilmesine ilişkin hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Usul hukukunda bu yükümlülüğün anlamı, doğru hüküm kurulmasıdır. Bu hususta yapılacak bir inceleme içinse, tarafların iddialarını eksiksiz ve zaman, yer gibi somut unsurlarıyla tam bir açıklık içinde yargılamaya getirmeleri gerekmektedir.
Somut olayda; davacı işçi 08.04.2009 – 29.06.2013 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürmüştür. Davacının çalışma süresi boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin davalı Okul Aile Birliği ve dava dışı alt işverenler tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinde ise, 29.06.2009-18.12.2009, 15.06.2010 – 05.10.2010, 31.05.2011-15.09.2011, 31.12.2011-03.03.2012, 29.06.2012-04.09.2012, ve 31.12.2012-15.01.2013 tarihleri arasındaki dönemlerde boşluk olduğu ve sigortalı bildirimi yapılmadığı görülmektedir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı …, her yıl Ağustos ayının 15’ inde işe başladıklarını ve Haziranının sonuna kadar çalıştıklarını, haziranın sonu ile Ağustosun 15’ i arasında 20 gün süre ile dönüşümlü olarak 2 kişi okula gidip okulda temizlik ve diğer işleri yaptıklarını beyan etmiştir. Mahkemece, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde gerekirse tanıklar da yeniden dinlenerek, davacının okulların kapalı olduğu sömestr ve yaz tatillerinde de çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise ne kadar süre çalıştığı hususu tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Buna göre davacının hizmet süresi yeniden belirlenerek dava konusu alacaklar gerekirse yeniden hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.