Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/34777 E. 2020/7970 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34777
KARAR NO : 2020/7970
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 19/01/2009-17/02/2015 tarihleri arasında davalı şirkette satın alma elemanı olarak çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin Hayrabolu Noterliği’nin 06/02/2015 tarih ve 656 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kendisine ödenmesi gereken ödemelerin yapılmasını, aksi taktirde iş akdini haklı nedenle feshedeceğini davalı şirkete ihtar ettiğini, davalı şirketin Beyoğlu 31. Noterliği’nin 13/02/2015 tarih ve 6455 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde tüm fazla mesailerin ödendiğini, kullanılmamış 1,5 gün yıllık iznin olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin hak ettiği ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle 17/02/2015 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebini belirlemesi gerektiğini, davacının iş akdini feshettiğine ilişkin bir ihtarın müvekkil şirkete tebliğ olmadığını, davacının 17/02/2015, 18/02/2015, 19/02/2015 ve 20/02/2015 tarihlerinde işe gelmemesi sebebiyle hakkında tutulan devamsızlık tutanakları gerekçesi ile Beyoğlu 31. Noterliği’nin 20/02/2015 tarih ve 07058 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iki gün içinde işe gelmeme sebebini bildirilmesinin, aksi taktirde iş akdinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davacının bir mazeret bildirmemesi üzerine Beyoğlu 31. Noterliği’nin 27/02/2015 tarih ve 07672 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkının olmadığını, davacının yaptığı fazla mesailerinin karşılığını aldığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı olarak açmış olduğu iş bu davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre işverence imzalı ücret bordrolarında işçilerin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik fazla çalışma tahakkukları yapılırsa bu aylar imzalı olsa bile fazla çalışma hesabından dışlanmaz ancak yapılan fazla çalışma ödemeleri tespit edilen fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş yeri giriş- çıkış kayıtlarının dikkate alındığı ve davacının bu kayıtlara göre ortalama haftanın 5 günü 08:30 – 17:30 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de bu tespit dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Davalı tarafından davacıya ait 2012-2015 yıllarına ilişkin iş yeri elektronik giriş-çıkış kayıtları sunulmuş olup dosya arasında bulunan imzasız ücret bordrolarının bazılarında da fazla mesai tahakkuklarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı taraf delil listesinde banka kayıtlarına da dayanmıştır. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken, davacının hesabının bulunduğu bankanın bildirilmesi hususunda davalı tarafa süre verdikten ve banka kayıtları temin edildikten sonra sunulan giriş – çıkış kayıtları gün gün değerlendirilerek ve davacının imzasız ücret bordrolarındaki tahakkuklar ile banka kayıtlarındaki ödeme miktarları karşılaştırılarak sonuca gitmektir. Bu hususlar gözetilmeden hazırlanan bilirkişi raporuna itibarla davacının fazla mesai alacağı hususunda karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Ayrıca iş sözleşmesinin yapılan fazla mesailerin karşılığının ödenmemesi nedeni ile haklı olarak feshedildiği belirttiğinden, yukarıda açıklandığı şekilde hesaplama yapıldıktan sonra fazla mesai alacağının varlığına göre kıdem tazminatı talebi de yeniden değerlendirilmelidir.
3-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlıkta davacının yıllık izin alacağının bulunup bulunma hususudur.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarında davacının yıllık izinli olduğu günlerin belirtildiği, elektronik giriş – çıkış kayıtlarında da davacının yıllık izinde olduğu günlerin işaretlendiği anlaşılmıştır. Ayrıca 31.03.2015 tarihli dekontta davacıya maaş, ikramiye ve izin ödemesi adı altında ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda hakimin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacıya bahsi geçen bordro, giriş- çıkış kayıtları ve dekont gösterilerek davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,16.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.