Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35124 E. 2020/18061 K. 10.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35124
KARAR NO : 2020/18061
KARAR TARİHİ : 10.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bulunan davacının davalıya ait iş yerinde 17.12.2012 -09.06.2014 tarihleri arasında makinacı olarak çalıştığını,iş akdinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedilmesi nedeniyle Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2014/339 esas sayılı dosyasından işe iade davası açıldığını, yargılama neticesinde davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/8807 esas sayılı dosyasından onanmış olduğunu, onama kararının 03.06.2015 günü taraflarına tebliğ edildiğini ve aynı gün ihtar mektubu ile davalıya işe başlamak içinde usulüne uygun şekilde başvuruda bulunulduğunu ancak davacıya geçersiz fesih öncesi çalıştığı işyerinde aynı görevi ile işe başlamasının mümkün olmadığı gerekçesi ile başka bir ilde bulunan işyeri için teklifte bulunulduğunu, fesih öncesi çalıştığı işyerinde ancak temizlik görevlisi olarak çalışabileceğinin bildirildiğini, bu durumun davalı işverenin işe davetinde samimi olmadığını gösterdiğini, usule uygun şekilde işe davet edilmeyen davacının iş akdinin davalı işverence feshedilmiş olduğunu ileri sürerek, bakiye kıdem ve ihbar tazminatları ile 4 aylık net ücret tutarı boşta geçen süre ücreti ile 4 aylık brüt ücret tutarı işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacının geçerli halen gelen 23.06.2015 fesih tarihindeki ücret tutarı davacı ile aynı işi yapan işçilerin ücret bordrolarının davalı tarafça dosyaya sunulmaması sebebiyle geçersizliğine karar verilen fesih tarihindeki son ücreti asgari ücrete oranlanarak geçerli hale gelen fesih tarihindeki brüt ücret tutarı 1.441,80-TL olarak isabetle belirlenmiş ise de, davacının 4 aylık brüt ücreti tutarı işe başlatmama tazminatı alacağının hesap edilmesi gerekirken 5 aylık brüt ücret tutarının hesap edildiği ve mahkeme tarafından da bu tutara göre alacağa hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin hatalı bilirkişi raporuna dayalı karar vermesi isabetsiz olup, bozma sebebi ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında yer alan ;
“7.154,28 TL net iş güvencesi işe başlatmama tazminatının 10,00 TL sinin dava tarihinden itibaren geriye kalan 7144,28 TL nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ” bendi hükümden çıkartılarak, yerine;
“ 5.723,43TL net iş güvencesi işe başlatmama tazminatının 10,00 TL sinin dava tarihinden itibaren geriye kalan 5.713,43 TL nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.