Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35197 E. 2020/18080 K. 10.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35197
KARAR NO : 2020/18080
KARAR TARİHİ : 10.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin feshi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı taraf diğer bir işçiyle tartıştığı ve kavga ettiği gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren de davacının diğer bir işçiyle kavga ettiğini ve işyerini haksız olarak terk ettiğini, bu hareketinin sonucu olarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece gerekçeli kararda; davalı tarafından dosyaya sunulan 18.04.2015 tarihli tutanakta davacının şantiyede işyeri işçisi Sıraç Şakar ile kavga ettiğinin ve davacının savunma isteğini kabul etmeyerek işyerini terk ettiğinin belirtildiği, davacının davalı tarafından verilen işten ayrılma bildirgesinde çıkış sebebi olarak 26 kod numarasının (disiplin kurulu kararı ile fesih) bildirildiği, dosyaya sunulan 18.04.2015 tarihli tutanağın disiplin kurulu kararı olmadığı, davalı tarafın davacıya iş akdinin hangi sebeple bildirildiğini yazılı olarak bildirmediği ve işyeri çalışanları olan davalı tanıklarınca davacı ile birlikte diğer işçi Sıraç Şakar’ın da işten çıkarıldığı belirtilmiş ise de davalı tarafın dosyaya buna ilişkin belge sunmadığı gerekçesiyle davalının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini ispat edemediği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin olup olmadığı, fesih öncesinde disiplin kurulu şartının bulunup bulunmadığı ve yine kavganın diğer tarafı olan işçinin sözleşmesinin feshedilip feshedilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında ara dinlenme süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre, haftanın günü 08.00-18.00 saatleri arası çalışma için 1 saat ara dinlenme, haftada 1 gün 20.00’ye kadar olan çalışma için 1,5 saat ara dinlenme, ayda 2 Pazar günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalışma için 1 saat ara dinlenme kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplandığı görülmektedir.
Ancak, davalı işyerinde çalışma süresi boyunca 1 saat yemek molasının yanısıra günde yarım saat çay molası verildiği taraf tanıklarının beyanları ve dosya kapsamından sabit olup buna göre günlük çalışma süresinin belirlenerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunup bulunmadığı da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun, “Ücretlilerde Vergi İndirimini” düzenleyen mükerrer 121. maddesi yürürlükten kaldırılmış, 32. maddesi ise yeniden düzenlenerek çalışanların elde ettikleri ücret gelirlerine uygulanmak üzere 01.01.2008 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulaması yürürlüğe girmiştir. İşçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır.
Somut olayda; davacı taraf asgari geçim indiriminin bekar sayılarak yapıldığını, bir çocuğunun olduğunu, buna göre ödenmesi gerektiğini iddia etmiştir. Hükme esas bilirkişi raporunda, sadece davacı iddiası belirtilerek yeterince açık olmayan bir hesaplama ile asgari geçim indirimi alacağı belirlenmiş, Mahkemece davacı işçinin şahsi durumuna (evlenip evlenmediğine ve çocuklu olup olmadığına) ilişkin bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Anılan nedenlerle, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.