Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35327 E. 2020/18078 K. 10.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35327
KARAR NO : 2020/18078
KARAR TARİHİ : 10.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalı … Uluslararası Nakliyat İhracat ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem tazminatı ile sefer primi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağının tahsiline, işe girişte alınan 5000 Euro’luk teminat senedinin iadesine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili ile davalı … Uluslararası Nakliyat İhr. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafta iradî değişiklik” başlığını taşıyan 124. maddesine göre; “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.”
Somut olayda; dava dilekçesinde davalı olarak önce … Uluslararası Nakliyat İhr. ve Dış. Tic. A.Ş. gösterilmişse de daha sonra davacı vekilince taraf değişikliğine ilişkin dilekçe verilmiş ve Mahkemece HMK.’nun 124. maddesine göre taraf değişikliği kabul edilerek yargılama davalı … Uluslararası Nakliyat İhr. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesine göre taraf değişikliği yapıldığı halde karar başlığında her iki şirket unvanına davalı olarak yer verilmesi ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hangi davalının sorumlu olduğu belirtilmeksizin hüküm fıkrasında kurulan hükümlerde “davalıdan alınarak” denilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3-Yukarıdaki belirtilen hususlar çerçevesinde, HMK.’nun 124. maddesi doğrultusunda yapılan iradi taraf değişikliği halinde davalının … Uluslararası Nakliyat İhr. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu kabul edilmeli, diğer davalı şirket karar başlığında gösterilmemelidir.
4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2.maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Davacı işçi işe girişte alınan 5000 Euro’luk teminat senedinin iadesi veya iptali talebinde bulunmuş, Mahkemece istekle ilgili olarak hüküm kısmında olumlu-olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Karar bu yönden de hatalı olup bozulması gerekmiştir.
5-Davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunup bulunmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacı taraf asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini iddia etmiş, Mahkemece davacının asgari geçim indirimi alacağının ödendiği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden iki farklı bilirkişiden birden fazla rapor alındığı ve raporların asgari geçim indirimi alacağı yönünden çelişkiler içerdiği görülmektedir.
Asgari geçim indirimi alacakları bakımından bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesi hatalı olup bu çelişki giderilmeli, aynı zamanda davacının banka hesap ekstreleri getirtilerek davacının imzasını taşıyan ödeme belgeleri değerlendirilmeli, gerekirse denetime elverişli rapor alınmak suretiyle asgari geçim indirimi alacakları hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Anılan hususlar gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
6-Somut olayda; davacı tarafın kıdem tazminatı dışındaki taleplerine yönelik temerrüd tarihinden itibaren faiz istemi olduğu, Mahkemece hüküm fıkrasında ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden temerrüd tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü görülmektedir.
Ancak dosya içeriğinde mevcut olup 15.07.2013 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilen davacının 11.07.2013 tarihli noterden gönderilen ihtarnamesinde sefer primine ilişkin isteminin de bulunmasına rağmen sefer primi alacağı yönünden temerrüd tarihinden itibaren faize karar verilmemesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.