Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/35418 E. 2020/19049 K. 17.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35418
KARAR NO : 2020/19049
KARAR TARİHİ : 17.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı asilin, davalı şirketin yurtdışında bulunan şantiyelerinde boya ustabaşı olarak 03.09.2004 -17.05.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmadan sonlandırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kesintisiz bir çalışmasının olmadığını,çalışmasının belirli dönemler halinde gerçekleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının hizmet süresinin 7 yıl 22 gün olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı … davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve davacı yanca gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği, davalı yanca ise gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde verilmediği dikkate alınarak, davacı yönünden gerekçesiz temyiz dilekçesi çerçevesinde, davalı yönünden ise süre tutum dilekçesinde belirttiği sebepler ve kanunun açık hükmüne ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususları ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süre konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, davalıya ait şantiyelerde 03.09.2004-17.5.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı vekili, yargılama aşamasında Mahkemeye sunduğu 24.11.2015 tarihli dilekçe içeriğinde, davacının 12.10.2005-20.03.2006, 09.09.2006- 09.03.2009, 10.03.2009-02.08.2009, 27.09.2009-20.04.2010 tarihleri arasında çalıştığını 30.07.2013 tarihinde ise istifa ettiğini bildirmiştir. Bilirkişi raporunun alınmasının sonra 20.06.2016 tarihinde sunduğu dilekçede ise, 24.11.2015 tarihli dilekçenin içeriğinde çalışma sürelerini hatalı bildirdiklerini, sundukları belgelerden de anlaşıldığı üzere davacının çalışmasının 05.09.2004-13.06.2005, 17.11.2005-09.12.2005, 07.04.2007-24.08.2007, 04.10.2007-03.12.2008, 01.01.2011-14.05.2013, 04.07.2013-31.07.2013 tarihleri arasında olduğunu açıklamıştır.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 03.09.2004-13.06.2005, 12.10.2005-20.03.2006, 09.09.2006-02.08.2009, 27.09.2009-20.04.2010 ve 31.12.2010- 14.05.2013 tarihleri arasında 7 yıl 22 gün süre ile çalıştığı kabul edilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 24.11.2015 tarihli dilekçesi de dikkate alınarak hizmet süresi hesaplanmıştır. 24.11.2015 tarihli dilekçe ve ekleri incelendiğinde, dilekçenin içeriği ile sunulan belgelerin tarihlerinin örtüşmediği, ekte sunulan belgelerin 20.06.2016 tarihli dilekçede bildirilen çalışma süreleri ile uygunluk arz ettiği görülmektedir. Dolayısıyla, davalının 24.11.2015 tarihli dilekçede çalışma süresini hatalı bildirdiği ve ekinde sunulan belgeler ile çeliştiğinden bu dilekçenin içeriğine itibar edilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde; çalışma süresini ispatla yükümlü işçinin davada tanık dinletmediği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Mahkemece 24.11.2015 tarihli dilekçenin içeriği dikkate alınmaksızın, bu dilekçenin ekinde sunulan belgeler ile dosya içerisinde bulunan özlük dosyası, … içi çalışmalar listesi, cari hesap kartı, yurtdışı iş sözleşmeleri, bordrolar, mesai şeritleri, SGK kayıtları ve davalının 20.06.2016 tarihli dilekçesi doğrultusunda davacının davalıya ait işyerinde 03.09.2004-14.05.2013 tarihleri arasında çalıştığı süre netleştirilmeli sonucuna göre dava konusu talepler hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece davalının hizmet süresi konusundaki itirazı üzerinde durulmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepler ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.