YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35993
KARAR NO : 2020/18380
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 1994 şubat-12.08.2014 tarihleri arasında usta olarak çalıştığını, iş aktinin davacı tarafından haklı olarak sona erdirildiğini, aylık ücretinin net 2.200,00 TL olduğunu ve elden ödendiğini, davacının sigorta primlerinin 1997’de ödenmeye başlandığını ve sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, çalışma saatlerinin haftanın 6 günü 08.00-19.00 olduğunu,personel eksikliği, diğer çalışanların izin, sağlık sorunu durumlarında bir kaç saat fazla çalışıldığını, davacının taleplerine karşın davalının fazla çalışma ücreti ödemediğini, davacının personel eksikliği sebebi ile aralıksız çalıştığını ve fazla çalışma yaptırıldığını, davalı ile her görüşmesinde davacıya kapının gösterildiğini, zorla fazla çalışma yaptırıldığı, hakaret, tehdit ve aşağılamalar yaptırıldığını, davacının sigorta primlerinin maaşına uygun olarak yatırılmaması, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi gibi sebeplerle iş aktinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacı ile davalının kardeş olduklarını belirtmiş ve davacının çalıştığı dönemde emekli olup işten ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca işyerine gelen müşterilerle devamlı kavga ettiğini ve hakarette bulunduğunu, davacının emekliliğe hak kazanması yasal çalışma saatlerinin üzerinde çalışmadığını, hafta sonları ve bayramlarda çalışmadığını ve usta olmayıp büro görevlisi olarak çalıştığını,davacının meslek kodlamasında yanlışlıkla hızar işçisi olarak gösterildiğini, davacının çalıştığı süre içinde tüm alacaklarının ödenmiş olduğunu, aylık ücretinin asgari ücret olduğunu, 05.09.2014 tarihinde işten kendi isteği ile ayrılan davacının 02.03.2014 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, davacının ilk çalışma dönemindeki olumsuz tavırlarını 2.çalışma döneminde de tekrar ettiğini, davalının davacıyı uyardığını ve davacının işyerini kendisinin sebepsiz olarak terk etmiş olduğunu, davacıya işe dönmesi için noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, “sigorta kayıtlarından davacının davalıya ait işyerinde 03.09.1997-05.09.2013 tarihleri arasında 16 yıl 2 gün çalışması olduğu ve 08.03.2014-13.08.2014 tarihleri arasında 5 ay 5 gün çalışması olduğu ve toplam çalışma süresinin 16 yıl 5 ay 7 gün olduğu, davalı işyerinde 2 dönem çalışması olduğu anlaşılan davacının 1.dönem çalışmasının haklı nedenle feshedildiğini ve tasfiye edildiğini ispat yükü kendinde olan davalı taraf ispat edemediği, davalı taraf davacının 1.dönem çalışmasının emeklilik sebebi ile sona erdiğini savunmuş ve tüm alacaklarınının ödendiğini savunmuş ise de davacının 1.dönem çalışması sonunda alacaklarının ödendiği davalı tarafça ispat edilememiş, bu konuda ödeme belgesi sunulamadığı, Borçlar Kanunu 420.maddesine göre gerekli yükümlülükler yerine getirilemediği, davacının 1.dönem çalışması sona ermesi sebebi ile kıdem tazminatına hak kazandığının kabülü gerektiği,davalı işyerinde 08.03.2014 tarihinde yeniden çalışmaya başlayan davacının 2.dönem çalışmasının yapmış olduğu fazla çalışmaların,genel tatil çalışmalarının ödenmemesi sebebi ile davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği tanık beyanları,bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup davacının iş aktinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği kabül edilmiş ve davacının kıdem tazminatı talebinin kabülüne karar verildiği, davacının davalı işyerinde çalıştığı süre itibarı ile 206 gün yıllık izne hak kazandığı anlaşılmış ve davalı taraf davacının yıllık izinlerini kullandığını işyerinde usülüne uygun olarak tutulmuş davacının imzası olan yıllık izin defteri ya da eşdeğer belge ile ispat edememiş ve bilirkişi raporu gözönüne alınarak davacı talebi ile bağlı kalınarak 10.000,00 TL yıllık izin ücreti alacağının davalıdan alınmasına karar verildiği, davacının davalı işyerinde fazla çalışma yaptığı iddia edilmiş ve dosya kapsamı,tanık beyanlarından davacının davalı işyerinde bir haftada 11,5 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmış ve yapılan fazla mesailerin ücretinin ödendiğinin ispat yükü kendisinde olan davalı taraf bu yükümünü imzalı bordro, banka kaydı ya da eşdeğer belge ile sunamamış olup bilirkişi tarafından hesap edilen net 56.292,85 TL fazla çalışma ücreti alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak ve davacı talebi ile bağlı kalınarak 15.000,00 TL fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan alınmasına karar verildiği, davacının genel tatillerde çalıştığı iddia edilmiş ve dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporundan davacının dini bayramlarda çalışmadığı, milli bayramlarda çalıştığı, genel tatil çalışmalarının ücretinin ödendiğinin ispat yükü kendisinde olan davalının bu yükümünü davacının imzası olan bordro, banka kaydı ya da eşdeğer belge ile ispat edemediğinden bilirkişi tarafından hesap edilen net 3133,38 TL genel tatil çalışma ücreti alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulmasının uygun olacağı, davacının hafta tatillerinde çalıştığı iddia edilmiş ve dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporundan davacının hafta tatillerinde çalıştığı anlaşılmış ve hafta tatili çalışmalarının ücretinin ödendiğinin ispat yükü kendisinde olan davalının bu yükümünü davacının imzası olan bordro,banka kaydı ya da eşdeğer belge ile ispat edemediğinden bilirkişi tarafından hesap edilen net 8935,33 TL hafta tatili çalışma ücreti alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulmasının uygun olacağı, davacının elden ödenen maaşlarından bazılarının eksik ödendiği iddia edilmiş olup işçinin ücret alacağının ödendiğinin ispat yükü davalı işveren tarafına aittir ve davalı taraf davacının ödenmeyen ücret alacaklarının ödendiğini imzalı bordro,banka kaydı ya da eşdeğer belge ile ispat edemediğinden davacının ücret alacağı talebinin kabülüne karar verildiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerine hak kazanma noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece tanık beyanlarına itibarla istekler hüküm altına alınmıştır. Dinlenen davacı tanıkları komşu işyeri çalışanı olup davacının çalışma düzenini bilebilecek durumda değillerdir. Davalı tanıklarının beyanlarına göre de davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması bulunmamaktadır. Hal böyle olunca ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü hatalıdır.
3-Yıllık izin ücretine hak kazanma noktasında da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı lehine 16 yıl karşılığı hak kazandığı toplam 206 gün yıllık izin ücreti hesaplanmıştır. Bu kadar uzun süre izin kullanmadan çalışılması hayatın olağan akışına aykırı olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı asıl duruşmaya çağrılarak yıllık izin kullanıp kullanmadığı kullanmış ise kaç gün izin kullandığı kendisine açıklatılarak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.