Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/5747 E. 2019/9217 K. 18.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5747
KARAR NO : 2019/9217
KARAR TARİHİ : 18.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin haksız yere feshedildiğini iddia ederek kıdem-ihbar tazminatı ile fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili şirketin asfaltlama işi yaptığını ve ihale ile iş aldığını, davacının yevmiye usulü mevsimlik işçi olarak çalıştığını, işten kendi isteği ile ayrıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bilirkişi raporunda davacının ücreti dosya kapsamındaki delillere göre günlük net 30 TL olarak kabul edildiğine göre aylık ücretin 900,00 TL yerine 1.500,00 TL olarak belirlenmek suretiyle fahiş şekilde davaya konu işçilik alacaklarının hesabı ile hüküm kurulması hatalıdır. Tüm işçilik alacaklarının ücretteki maddi hata düzeltilmek suretiyle yeniden hesaplanması gerekmektedir.
3- Davalı taraf süresinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunmasına rağmen mahkemece ” davalı şirkete 14.12.2010 tarihinde dava dilekçesinin davetiye ile tebliğ edildiği, vekilinin 25.04.2011 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu ve zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığı tespit edilmekle bu hususta değerlendirme yapılamamıştır.” gerekçesiyle davalının ıslaha karşı zamanaşımı defi dikkate alınmamıştır.
Davacı işçilik alacaklarının tahsili amacıyla kısmi dava açmış, taleplerini 03.03.2014 harç tarihli dilekçesi ile ıslah ederek artırmıştır. Islah dilekçesi davalı şirkete 10.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 20.03.2014 tarihli duruşmada ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Davaya süresinde cevap verilmemesi ıslaha karşı zamanaşımı def’ini engelleyici bir hâl değildir. Mahkemece kısmi davada yapılan ıslaha karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’i değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.