Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/8113 E. 2017/4488 K. 21.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8113
KARAR NO : 2017/4488
KARAR TARİHİ : 21.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 27/04//2004-02/07/2015 tarihleri arasında davalı işyerinde “Operasyon ve İkmal Müdürü” olarak çalıştığını, iş yerinde kendisine mobbing uygulandığını, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin fesih tarihi itibari ile müvekkili işyerinde 24 işçinin çalıştığını, bu nedenle işe iade davasının ön koşulunun gerçekleşmediğini, şirket içi yapılan soruşturmada davacının temadi ve tevali ettirdiği uzun süreli güveni kötüye kullanma, sadakat ve özen yükümüne aykırılık şekilinde ve ahlak ve iyi niteye uymayan hal ve davranışlarının delillerine ulaşıldığını, fesih iradesini saklı tutarak fesih nedenlerini davacının ahlak ve iyi niyete uymayan davranışlarda bulunması olarak bu aşamada değiştirdiklerini, bu değişimin fesihle bağlılık kuralı ile çelişmediğini, davacının 5 yıldan beri işverenden izin almaksızın kendi nam ve hesabına ticaret yaptığı, işyeri tesis etmiş bulunduğunun somut kanıtlarla saptandığını, davacının söz konusu ahlak ve iyi niyete aykırı davranışlarının işverene haklı nedenle fesih olanağı verdiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, “davacının fesih nedeninin, kendisinden cevaplanması istenilen sorulara karşın vermiş olduğu savunma ihtarnamesinde yer alan hususlara ilişkin olduğu, bu yönü ile sadece bu belgede yer alan hususların fesih nedeni olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin nazara alınacağı, davacının fesih tarihinde gerçekleşen bir toplantı sonrasında şirket genel müdüründen bir takım hususlarda cevaplandırılması mahiyetinde sorulara muhatap olduğu, bu sorulara vermiş olduğu yukarıda belirtilen cevapların eleştiri ve nezaket sınırlarını aşar şekilde şahsileştirme yapılmak sureti ile kaba cümleler içerdiği, işverenin genel müdürüne yönelik sarf edilen bu sözlerin iş akdinin devamını işveren açısından çekilemez noktaya getireceği, bu yönü ile feshin geçerli nedene dayandığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanuııu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışımı vcva vcriıııi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25″inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir.
İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe de dayanamaz.
Dosya içeriğine göre davalı işveren vekili her ne kadar cevap dilekçesinde davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ise de. davacı imzalı yazılı fesih bildiriminde iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin belirtildiği ve davalı işverence işten ayrılış bildirgesinde de feshin “Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak belirtildiği dikkate alındığında, davalı işverenin davacı işçinin iş akdini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca feshettiği ortadadır.
02.07.2015 tarihli yazılı fesih bildirimi incelendiğinde; davacıya, bir gün önce cevaplaması istenen hususlara dair iki sayfadan ibaret bir yazı verildiği ve davacının bu sorulara verdiği cevaplar nedeni ile iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda ayrıntılı bir biçimde açıklandığı üzere; işçinin davranışlarından dolayı iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak feshedilebilmesi için fesih öncesinde savunmasının alınması gereklidir. İşçinin savunmasının alınmaması başlı başına feshin geçersizliği sonucunu doğuracaktır.
Somut olayda fesih öncesinde davacının savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA.
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6. Davacının yaptığı 254.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine.
Kesin olarak 21.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.