Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/9371 E. 2017/5098 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9371
KARAR NO : 2017/5098
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin sendikal nedenle davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin sendikal nedene dayandığının kabulü ile feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilirken, hüküm fıkrasında hatalı şekilde boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiği belirtilmeyerek, iş güvencesi tazminatı ayrı bir fıkra halinde hüküm altına alınmıştır.
Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir. Mahkemece davalı işverence gerçekleştirilen feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında sendikal tazminata hükmedildiği halde boşta geçen süre ücreti yerine işe başlatmama tazminatının mükerrer hüküm altına alınması yasanın açık emredici düzenlemesine aykırılık teşkil etmektedir. Karar bu yönü ile hatalı olup, bozma sebebi ise de, söz konusu hatanın giderilmesi yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasında yer alan;
“Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni ve davacının talebi de dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE” bendinin çıkarılarak yerine;
“ Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27/03/2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Araç muayene istasyonu olarak faaliyet yürüten davalı işyerinde, mesainin bitmesine rağmen randevu alarak muayeneye gelmiş olan araçların tamamının işlemlerinin bitirilememiş olmasına istinadan ve sırada bekleyen müşterilerin mağdur olmaması için fazla mesai talep eden işverenin talebi, aralarında davacının da bulunduğu ve sendikal faaliyet kapsamında birlikte hareket eden işçiler tarafından kabul edilmemiş buna bağlı olarakta randevu alarak gelmiş olan araç sahiplerinden bir kısmı işlemini yaptıramadan geri dönmek zorunda kalmıştır. Bu durumun işyerinde olumsuzluklara yol açtığı izahtan vareste olup anlatıldığı şekilde birlikte hareket ederek fazla mesai yapmayı reddeden tüm işçiler bu davranışları nedeniyle işten çıkartılmışlardır.
Davacı işçimizde dahil fazla mesai talebini kabul etmeyen işçilerin, işverence yılbaşında talep edilen fazla mesaiye muvafakat isteğini de geri çevirmiş oldukları anlaşılmaktadır.
Fazla mesaiye muvafakatı olmayan işçinin fazla mesaiye kalmadığı için işten çıkartılmasında haklı veya geçerli bir neden bulunmadığı, feshin bu yönüyle geçersiz olduğu da tartışmasızdır.
Tartışma, tamamı sendika üyesi olan ve üyesi oldukları sendikanın işyerinde örgütlenmesi için çalıştıkları belli olan işçilerin işten çıkartılmasının gerçek nedeninin sendikal faaliyetleri olup olmadığı hususundadır.
Somut olaya dönüldüğünde, fazla mesaiye muvafakatı olmayan işçiyi mesaiye kalmaya zorlamanın hukukî dayanağı yoktur ancak randevu alarak gelmiş ve sıraya girmiş araçların geri gönderilmesi yerine geçimini o işyerinden sağlayan işçinin anlayış göstererek makul süreli bir fazla mesaiye kalmasını umut etmek de işverenin gözünden bakıldığında anlaşılamayacak veya yadırganacak bir durum değildir.
Açıklanan nedenle ” İşin yarım kalması benim sorunum değil, ben mesaim bittiği anda işi bırakırım, bu davranışımın ne gibi sonuçlara neden olduğuylada ilgilenmem, mesai içerisinde rahatlıkla bitirilebilecek kadar iş kabul etmek işverenin sorumluluğundadır” şeklinde nitelendirilebilecek tutum nedeniyle gerçekleştiği anlaşılan feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmek doğru olmamıştır
Şeklindeki kanaatimiz sebebiyle, aksi yönde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. 27.03.2017