YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11994
KARAR NO : 2019/11767
KARAR TARİHİ : 22.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Mahkememizin 2014/39 esas sayılı dosyasında davacılar Kemal DEMİRCİ, Kamil …, …, … , … ve … , Davalılar … ve … aleyhine verdikleri dava dilekçesi ile 30/01/2014 günlü dilekçe; davacıların davalılardan …’ya ait … bulunan hayvan çiftliği demir doğrama işinde çalışmış olmaları sebebiyle tanıdıklarını, davalı … ile …’ın … ili … ilçesi, ereğli yolu üzerinde 4.km de döş petrol karşısında bulunan tarla üzerinde yaptıracakları büyükbaş hayvan çiftliğinin yapım işinde davacı ve davalıların anlaştığını, … ve …’nın aylık 2.500 TL, diğer davacılar için aylık 1.250 TL’ye anlaşıldığını, davacıların sigortasının yapılmasını istemelerine rağmen davalıların yapmadığını, 2013 yılı Temmuz ayının 27. günü iş başı yapıldığını, tüm masrafların ve barınma ihtiyaçlarının davalılarca karşılanacağını, davalıların sigortayı yapmadıkları gibi inşaat ruhsatı alamadıklarından bahisle kendilerini oyaladıklarını, … için hayvan barınağının demir doğrama işlerinin yapıldığını, yine … için kapalı hayvan barınağı ve padok tabir edilen demir çit yapıldığını, davacıların ücretlerini alamaması sebebiyle 07/10/2013 tarihinde işleri bıraktıklarını, … ve … 27/07/2007 tarihinde işe başladıklarını ve aynı gün çıktıklarını, diğer davacıların 2 ay 10 gün çalıştıklarını, davacıların … S.G.K. İl Müdürlüğü’ne şikayette bulunduklarını iddia ederek toplam 20.000 TL’nin davalılardan fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere tahsilini istemişlerdir. Davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından 2014/39 esas sayılı dosyada … bu dosyada bırakılarak diğer davacıların davası tefrik edilmiştir. Davacı vekili, davacı … için verdiği 18/06/2014 günlü tefrik dilekçesinde davacının 5,830,00 TL alacağının bulunduğunu iddia etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan 04/06/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde, davacıların belirsiz alacak davası açamayacaklarını, müvekkilleri ile aralarında bir iş sözleşmesi olmadığını, kendini … diye tanıtan … ’nin demir doğrama işlerini kendi adına kendi işçileri ile yapması konusunda bir anlaşma söz konusu olduğunu, diğer davacıların … ’nin işçileri olduğunu, davacıların iddia ettiği maaşlarla yapılmış ve dosyaya sunulan bir anlaşmada olmadığını, müvekkili …’nın çiftliğinin bir kısmını diğer davalı müvekkil …’a kiraladığını, her iki müvekkilinin … ile demir doğrama işini kendi adına kendi işçileriyle yapma konusunda anlaştığını, SSK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere bahsi geçen tarihlerde davacılardan … ve … ’ün başka yerden sigortalı olduğunu, … ve işçilerinin müvekkillerin işini yarım bırakarak terk ettiklerini, yarım bırakılan işin başka firmalara tamamlatıldığını, davacılardan … ve … tarafından müvekkillerine 15.11.2013 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili …’ın 26.11.2016 tarihli ihtarname ile “tarafınızında çok iyi bildiği üzere çiftlikte demir doğrama ve çatı işlerinde çalıştığınızı iddia etsenizde bu işleri kendi adınıza işçilerinizle yapmayı taahhüt ederek bizden almış bulunmaktasınız, bu işler için 04.10.2013 tarihinde makbuzla 6000 TL tarafımızca ödeme yapılmıştır,yapmayı taahhüt ettiğiniz işleri yarım bıraktığınızdan herhangi bir hak ve alacağınız bulunmadığı gibi bizim tarafımızdan fazla ödeme ve eksik işleri talep hakkımız bulunmaktadır” şeklinde cevap verildiğini, davadan davalıların haricen haberdar olduğu, …’ya hiç tebligat yapılmadığı, …’a ise Persan Jaklin Home işyerine birlikte çalıştığı iddiasıyla tebligat yapıldığı, adresin davalının eşine ait olduğunu, tebligatta imzası alınan kişinin çalışanı yada birlikte çalıştığı kişi olmadığını, Tebligat Kanunu ve tüzüğüne aykırı olduğunu, 04/10/2013 tarih ve 000308 nolu makbuz ile 6,000 TL ödendiği, yapmayı taahhüt ettikleri işleri yarım bıraktıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davalılar arasındaki hukuki ilişki birbirinden bağımsız olup yargılamanın birlikte yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece her bir davalı yönünden dosya tefrik edilerek ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile her iki davalı yönünden karar verilmesi hatalıdır.
2- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8. maddesinde, “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir” tanımlaması yapılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393/1. maddesinde de, “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımı yapılmıştır.
Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı, ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır.
Zaman unsurundan amaç; bir kimsenin günlük belirli bir zaman dilimi içerisinde iş gücünü bir işveren emrine tahsis etmesidir.
Ücret de TBK m.393 anlamında hizmet akdini oluşturan unsurlardandır. Görülen iş karşılığı işverenin belli bir zaman dilimi için ödemiş olduğu bedel, ücret unsurunu oluşturur.
Dosya içeriğine göre, tanık beyanları ile bilgi ve belgelerden işin davacılara götürü bedel karşılığı verildiği ve yapılan işin eser sözleşmesi niteliğinde olup, bağımlılık unsurunun bulunmadığının anlaşılması karşısında iş mahkemesinin görevli olmayıp, genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi yerine esastan kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.