Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/1281 E. 2017/3005 K. 02.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1281
KARAR NO : 2017/3005
KARAR TARİHİ : 02.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Belediyenin alt işverenlerinde aralıksız olarak 01/09/2010-10/06/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 26/10/2015 tarih ve 2015/36206 Esas, 2015/20482 Karar sayılı ilamıyla “Taraflar arasında davanın diğer alt işverenlere ihbar edilip edilmeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.
Davanın ihbarının düzenlediği 6100 sayılı HMK’nun 61’inci maddesinde “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmü getirilmiştir. İş davalarında özellikle işçinin aynı asıl işverene ait işyerinde aralıksız şekilde birden çok alt işveren nezdinde çalışması durumunda, davalı asıl veya alt işverenlerin dava sonunda ödemek durumunda kalacakları dava konusu alacakları diğer alt işverenlere rücu etme hakkı bulunduğundan ve özellikle uzun bir çalışma dönemine ilişkin davalarda birden çok alt işveren nezdinde çalışmalar mevcut olduğundan, bu çalışmalara ilişkin ödeme yapılmış olması ve bu ödemelere ilişkin evrakların bu alt işverenlerde bulunması ihtimaline karşı davanın ihbarı ayrıca önem kazanmaktadır. Mahkemece davanın ihbarı talepleri, 6100 sayılı HMK’nun 62’nci maddesi gereği asıl veya alt işveren davalıların davayı ihbar taleplerinin yazılı olması, davanın ihbar edileceği kişilerin adresleri ile bildirilip bildirilmediği ve tebligat masraflarının yatırılıp yatırılmadığı hususları dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmelidir.
Somut olayda davalı cevap dilekçesinde, davanın ihbar edileceği şirketlerin adreslerini içerir listeyi de ekleyerek davanın ihbarı talebinde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli kararda dava tarihinin 02/07/2014 yerine 15/01/2016 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Mahkemenin önceki kararı, davanın, ihbarı istenen ve açık adresleri bildirilen şirketlere ihbarı bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi gerekçesiyle bozulmuş olup mahkemece bozmaya uyulup davanın adresi bildirilen ilgili şirketlere ihbarına yönelik ara kararı verilmesine rağmen karar gereği yerine getirilmeksizin, bir diğer anlatımla dava ilgili şirketlere ihbar olunmaksızın karar verilmiş, bozma kararının gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamının gereğinin yerine getirilmemesi hatalı olup, hükmün aynı nedenle yeniden bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı ikinci kez BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.