YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13393
KARAR NO : 2017/3510
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı, ücret farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.05.2016 gün ve 2015/2019 Esas, 2016/12065 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, benzer nitelikte seri olarak açılan davalar sonucunda davanın kabulüne yönelik kararların Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nce davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma ilamında davacıya belirlenen ücretin Koordinatör görevi nedeni ile verildiğinin açık olmadığı belirtilmişse de davalı … Başkanlığının 12.05.2003 tarihli kararı ile davacının koordinatör yardımcısı olarak görevlendirildiği ve ücretinin de 1.000 TL olarak sağlandığı, Sayıştay raporlarında da belirtildiği üzere davacının ücretinin toplu iş sözleşmesine aykırı olarak artırıldığının tespit edildiği, davacı vekilinin 30.10.2012 tarihli dilekçesinde de davacıya TİS’de belirlenen miktardan fazla artışın davalı işverenin iradesi ile yapıldığını beyan ettiği, 22.04.2004 tarihli kararda isimleri belirtilen işçilerin yevmiyelerinin belirlenmesine ilişkin listede davacının adı bulunmadığı belirtilmişse de davacıya ait hizmet cetvelinde davacının 14.12.2003 tarihinde işyerinden ayrıldığı ve 28.05.2004 tarihinde yeniden işe başladığı davacının bu dönem aralığında askerde olduğu çalışmadığı listede yer almamasının doğal olduğu, bozma ilamında davacının ücreti düşürülse de aynı görevi yerine getirdiği ücretin düşürülmesinden önceki görevine devam ettiği belirtilmişse de davacı da yapılan ücret artışının memur statüsünde personel bulunmadığından imar ve ruhsat denetim müdürlüğünde koordinatör yardımcısı olarak görevlendirilmesinin denetim raporları ile de sabit olduğu üzere yasal mevzuata aykırı olması nedeniyle iptal edildiği tanık beyanlarınca ifade edildiği üzere 2009 yılının haziran ayında davacının Ulaşım Daire Başkanlığına atandığı bu dairede müdür ve müdür yardımcısı olduğundan davacının koordinatör yardımcılığı görevinin sona erdiği, davacının Ulaşım Dairesi Başkanlığına atanıncaya kadar koordinatör yardımcısı olarak maaş aldığı davacının Ulaşım Daire Başkanlığında inşaat mühendisi olarak görevini sürdürdüğü gerekçeleri ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından ücretin düşürülmesine ilişkin dayanak yapılan İç İşleri Bakanlığı yazısı ile Sayıştay Mali Raporları 2005 ve 2007 yılına aittir. Ancak alınan ücret düşürme kararı 2009 yılında yapılmıştır.
Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre öncelikle davacıya belirlenen ücretin Koordinatör görevi nedeni ile verildiği açık değildir. Keza 22.04.2004 tarihli karar da davacının adı bulunmadığı gibi bu koordinatör görev nedeni ilave yevmiye verildiği de belirtilmemiş, bu unvanı nedeni ile ek ödeme verildiği de açıklanmamıştır. Davacının temel ücreti olarak belirlenen bu ücret Toplu İş sözleşmesi hükümleri uyarınca gerçekleşen ücret zamları uygulanmış, koordinatör görevi nedeni ile ayrı bir ücret hak kazandığı vurgulanmamıştır. Diğer taraftan davacının ücret düşürülse de aynı görevi yerine getirdiği, ücretin düşürülmesinden önceki görevine devam ettiği de anlaşılmaktadır. Sonuç olarak davacının düşürülen ücreti temel ücrettir. Toplu İş Sözleşmesi kapsamında kabul edilmiştir. Koordinatör ilave görevi nedeni ile ayrı bir ek ödeme öngörülmemiştir. Davacının bu temel ücretinin düşürülmesi Ücretin Korunmasına Dair 95 Sayılı ILO Sözleşmesi’nin 8 inci ve 9 uncu, Anayasa’nın 54 üncü ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22 ve 62 inci maddelerine aykırıdır. Davacının fark işçilik alacaklarına ait hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır. ” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 09/03/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.