YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14572
KARAR NO : 2017/4150
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı – karşı davalı kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı – karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı-birleşen davada davalı isteminin özeti:
Davacı-birleşen davada davalı işçi vekili, davacının maaşının asgarinin çok üzerinde olmasına rağmen SGK primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, ayrıca son dönemde maaşın ay sonunda ödenmeye başlandığını, işverenin bu durumu düzelmeyince davacının haklı nedenle feshettiğini, gündüz vardiyasının 08:30-19:00, akşam vardiyasının 19:30-08:00 saatleri arasında çalıştığını, yemek molasının 10 dakika olduğunu, çay molası bulunmadığını, dini bayramlarda çalışmadığını ama milli bayramlarda çalışamaların aynı şekilde devam ettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı-birleşen dosyada davacı cevabının özeti:
Davalı-birleşen dosyada davacı işveren vekili,davacının haklı nedenle feshi bulunmadığını, dosyadaki ibranameden de davacının istifa ettiğinin belli olduğunu, primlerin gerçek ücretten ödendiğini, maaşının da düzenli ödendiğini, davacının işten ayrılmasının gerçek nedeninin davalıdaki iş arkadaşı Salih Kocuk tarafından kurulan, davalı ile aynı vasıf ve mahiyetteki şirkette çalışacak olması olduğunu, yıllık izinlerinin tamamını kullandığının dosyadaki belgelerden anlaşıldığını, vardiyalı çalıştığını, fazla mesai çalışmalarının ödendiğini, dini bayramlarda davalı işverenlikte çalışılmadığını, miilli bayramlarda çalışırsa ücretinin ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini, ihbar tazminatı alacağını istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin 2014/37055 Esas sayılı bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, icra dosyasının incelendiğini, birleşen dosyanın incelendiğini, hizmet cetvelinin, SGK kayıtlarının, davalının iş yeri kayıtlarının sunulduğu, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, davacının işçilik alacakların konusunda iddasını ispat ettiği, alacak miktarlarının bilirkişi raporu ile hesaplandığı, iş sözleşmesinin ihbar-kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdiğini ispat yükümlülüğünün davalı iş verene ait olduğu, davalı iş verenin iş sözleşmesinin bu şekilde sona erdirildiğine ilişkin bir delil sunmadığı, iş aktinin haklı nedenlerle sona erdirildiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, aksine tüm tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacı işçinin ihbar -kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdirildiği davalı tarafından kanıtlanmadığı, davalı ibraname sunmuşsa da ibranamenin Yüksek Mahkeme’nin yerleşmiş içtihatlarında belirtilen nitelikleri taşımadığı, bir kısım alacakların ödendiği belirtilmesine rağmen bunların ne olduğunun belirtilmediği, miktarlarının belirtilmediği, genel ifadeler kullanıldığı görüldüğünden ibranameye itibar edilmediği, davacı işçinin sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığı, davacı işçi iş akdini fesih etmekte bu anlamda haklı olduğu, zamanaşımı itirazı ve diğer itirazlar konusunda ek rapor alındığı, birleşen dosyada davalı karşı davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği, tüm bu nedenlerle dosya içeriği tanık anlatımları birlikte değerlendirilerek davacının iş akdini haklı olarak feshettiği ve davacının bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilen işçilik alacaklarına hak kazandığı, hakkaniyet indirimleri yapıldığı gerekçesi ile davacı-birleşen dosyada davalı işçinin davasının kabulüne, davalı-birleşen dosyada davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı-birleşen dosyada davalı işçi vekili ve davalı-birleşen dosyada davacı işveren vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, ulusal bayram ve genel tatil alacağı bakımından, dava dilekçesinde açıkça davacının dini bayramlarda çalışmadığının belirtilmesi karşısında dini bayram çalışması ücretine de hükmedilmesi hatalıdır.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Yukardaki ilke kararı hafta tatili çalışması açısından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, hafta tatili alacağı bakımından, hem davacı hem davalı tanıklarının pazar gününde çalışılmadığını belirtmelerine rağmen sübut bulmadığı halde hafta tatili ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
4-Fazla mesai ücretinin, hafta tatili ücretinin, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin net miktarının hesaplanmasında gelir vergisi ve damga vergisi yanında sigorta priminin ve işsizlik priminin de düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
5-Yıllık izin ücreti bakımından, hükmedilen rakama nasıl ulaşıldığı belirsiz olup, Mahkeme kararı bu açıdan denetime elverişsizdir.
Ayrıca dosyadaki yıllık izin belgelerinin nasıl değerlendirildiğinin de belirsiz ve denetime elverişsiz bırakılması hatalıdır.
Bunun yanında, gelir vergisi ve damga vergisi yanında sigorta priminin ve işsizlik priminin de düşülmesi gerektiğinin düşünülmesi gerekmektedir. Zira dosyadaki bir kısım bilirkişi raporunda bu kesintilerin tamamı yapılmamıştır.
İlaveten, ıslaha karşı zamanaşımının hesaplandığı bilirkişi raporunda yıllık izin ücreti için de zamanaşımının gözetilmesi hatalı olup, Mahkeme kararında bu hatalı yıllık izin ücreti hesaplamasına değer verilip verilmediği anlaşılamamakla birlikte, yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımının fesih tarihinden itibaren işleyeceği göz önünde bulundurulmalıdır.
6-Hesaplamaya esas ücret meblağı bakımından, 2010 yılı ve öncesi dönemler için hesaba esas alınan ücretlerin ücret tespit davasında belirlenen dönemlik ücretlerden farklı olması hatalıdır.
7-Fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti bakımından, dava dilekçesindeki miktarın -ıslah zamanaşımına uğrayan kısmı aşmamak koşulu ile- ıslah zamanaşımına uğramayan alacak kısmına eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Bu bağlamda, tespit davasında belirtilen ücret meblağlarına göre ıslah zamanaşımına uğrayan/uğramayan miktarlar hesaplanarak, -ıslah zamanaşımına uğrayan miktarı aşmamak üzere- dava dilekçesindeki miktarlar ıslah zamanaşımına uğramayan miktara eklenmelidir.
8-Fazla mesai ücreti açısından, bilirkişi raporunda hesaplanan rakamdan %30 indirim yapılarak bilirkişi tarafından bulunan 9698,17 TL. net fazla mesai ücreti esas alınarak bu meblağdan 1/3 indirim daha yapılarak takdiri indirimin mükerrer uygulanması sonucunda 6.465,00 TL.nin hüküm altına alınması hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.