Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/14805 E. 2020/17668 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14805
KARAR NO : 2020/17668
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyede 27 yıldır çalıştığını, Büyükşehir belediyesinde çalıştığı süre zarfında Başkan Sekreterliği, Daire Başkan Sekreterliği, Başkan Danışmanlarının Sekreterliği ve Sayıştay Sekreteri olarak görev yaptığını, davalı işveren tarafından 2014 yılı mahalli idareler seçiminden sonra 25/06/2014 Haziran ayında Kaş Ova Beldesine geçici görevle görevlendirilmiş ve orada çalıştığı dönemde müvekkile işveren emri ile işveren yetkilisi tarafından mobbing uygulandığını ve hakkında mesnetsiz isnatlarda bulunarak işten tazminatsız olarak çıkartacakları ve işyerinde kendi görevi dışında temizlik ve tuvalet temizliğinin müvekkil tarafından yapılması, aksi takdirde hakkında verilen işi yapmıyor diye tutanak tutularak 27 yıllık kıdeminin yok edileceği tehditlerinde bulunularak müvekkilinin baskı altına alındığını ileri sürerek, mobbing nedeniyle manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 6360 sayılı kanun ile Büyükşehir Belediyemizin sınırlarının Antalya ili mülki sınırları olarak belirlenmesi ve belediyenin hizmet alanında mülki sınır olarak genişletilmiş olmasından dolayı ilçelerimize daha iyi ve hızlı hizmet götürülmesi kapsamında ve yerinden yönetim gereği olarak ilçelerdeki hizmetlerin aksamadan yürütülmesi amacıyla Kaş İlçesi Büyükşehir Belediyesi hizmet biriminde görevlendirildiğini, vasıfsız işçi kadrosunda görev yapmakta iken kadrosu kapsamında verilen görevleri yapmadığını, kendisine verilen görevleri yerine getirmekten imtina ettiğini, çalışmaktan imtina ettiği verilen görevleri yerine getirmediği Kaş Hizmet birimi tarafından her gün düzenlenen tutanaklarla kayıt altına alındığını, davacının iddiaları tamamen gerçek dışı ve yersiz iddialar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya sistemli bir şekilde süreklilik arz eden bir sıklıkta sindirme maksadıyla özgüvenine uygulanan psikolojik saldırgan davranış ile sözlü tacizde bulunularak mutlak itaate zorlamak, yıldırmak ve bezdirmek suretiyle mobbing uygulandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Öncelikle çözümlenmesi gereken husus, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı mı yoksa idari yargı mı olduğudur.
Hukukumuzda yargı yolu için de görev tabiri kullanılmaktadır. Görev gibi, yargı yolu da kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeple, yargılamanın her aşamasında mahkemenin davada yargı yolunun caiz olup olmadığını kendiliğinden gözetmesi gerekir.
Bilindiği üzere Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları kesin olup, ilgili yargı mercilerince bu kararlara uymak ve onları geciktirmeksizin uygulamakla ödevlidir.
Somut uyuşmazlıkta, yargılama sırasında davalı vekilinin talebi üzerine Danıştay Başsavcılığı’nın 22/03/2016 tarihli kararı ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar verildiği, Adli Yargı-İdari Yargı yerlerinin olumlu görev uyuşmazlığını karara bağlayan Uyuşmazlık Mahkemesinin 10/04/2017 tarihli, 2016/417 esas ve 2017/200 karar sayılı ilamında özetle; “İdari Yargının görevli olduğuna, bu nedenle davalı idare vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Antalya 5. İş Mahkemesinin 10.07.2015 gün, 2015/205 esas sayılı kararının kaldırılmasına” karar verildiği anlaşılmıştır.
Anılan sebeplerle, uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. Aksi yönde kabul ile esasa girilerek karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.