Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/15536 E. 2020/2274 K. 17.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15536
KARAR NO : 2020/2274
KARAR TARİHİ : 17.02.2020

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, … Türk Telekom Müdürlüğünde görevli iken amiri olan davalı …’nin müvekkilinden işletme şefi …’nu sürekli olarak izleyerek kendisine bilgi aktarmasını istediğini, müvekkilinin bu durumu uygun bulmadığını, davalının müvekkili hakkında emirlere itaatsizlikten dolayı soruşturma başlattığını, müvekkilinin bu nedenle uyarı cezası aldığını, davalının emirlere itaat etmediği gerekçesi ile müvekkilinin … Telefon Müdürlüğüne, ardından da … Telekom Müdürlüğüne tayin edilmesini sağladığını, davalının müvekkili … Telekom Müdürlüğünde görevli iken müvekkilini kötülediğini, bu yer müdürlüğüne tavsiye ve telkinlerde bulunarak müvekkilinin baskı altına alınmasını istediğini, sicilinin kasıtlı olarak düşük gösterildiğini, müvekkilinin belirtilen olaylar ve benzeri çok sayıda uydurma ve asılsız suçlamalarla baskı altına alındığını, hakkında muhtelif suçlamalarla şikayetlerde bulunulduğunu, bu şikayetler sonucunda müvekkilinin beraat ve takipsizlik kararları aldığını, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/167 E. sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonunda, davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, psikolojisinin bozulduğunu, acılar çektiğini ve ağır kayıplara uğradığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin Mustafakemalpaşa Telekom Müdürlüğünde müdür vasfı ile iki yıl davacı ile beraber çalıştığını, müvekkilinin müdürlükteki konumu gereği görevinin kendi altında çalışan memurlar arasında uyum ve düzeni sağlamak olduğunu, davacının iş ortamındaki tavır ve davranışları neticesinde iş arkadaşları ve müşteriler tarafından müvekkiline davacı hakkında şikayetler gelmeye başladığını, müvekkilinin davacıyı uyarmasına rağmen davacının aynı tavırları sergilemeye devam ettiğini, davacının uyumsuz ve agresif tavırları sebebiyle çalışma arkadaşları ile sürekli problem yaşadığını, yetkili şahıs olarak müvekkilinin davacıyı her uyardığında, davacının müvekkilini düşman olarak görmeye başladığını, davacının müvekkili ile tartışmaya girmekten hiç çekinmediğini, müvekkiline küfür ve hakaret ettiğini, davacının … Telekom Müdürlüğüne tayin edilmesinin müvekkilinin yetkisinde bulunmadığını, sicil amiri olarak her personelden sorumlu olduğunu, Bursa Bölge Müdürlüğünden gelen ikaz yazısını görevi gereği müvekkilinin davacıya tebliğ ettiğini, söz konusu ikazın ise davacının hal ve tavırları neticesinde müşteri şikayetlerinden kaynaklandığını, davacının bunun üzerine müvekkiline kin beslemeye devam ettiğini, müvekkilinin davacıya karşı kasıtlı bir davranışı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Her ne kadar mahkemece aynen; “Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu, kamu kurumu olup, dava o kurum aleyhine açılmalıdır (TC Anayasası 40/lll, 129/5, 657 Sy, K.13 , HGK 2011/4-592 e.2012/25 K). Buna göre, kamu kurumlarında kamu personeli sıfatı ile çalışanların kamu hizmetini yerine getirdikleri sırada oluşan zararlar ile doğrudan doğruya kamu personeli olan davalı aleyhine dava açılamayacağından, açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davalı hakkındaki dava husumetten reddedilmiş ise de, öncelikle Türk Telekom 4046 sayılı Yasa ile özelleştirilmiş ve şirketin % 51 oranındaki hisseleri 26.01.2006 tarihinde satılarak özelleştirme işlemi tamamlandığından davacının ve özellikle davalının çalıştığı dönem ve iddialar itibarıyla Türk Telekom A.Ş.’nin kamu kurumu, davalının kamu çalışanı olarak nitelendirilmesi hatalıdır.
Davacının, Türk Telekom A.Ş.’de müdür olarak çalışan davalı aleyhine açtığı davada, davalıya husumet yöneltilmesi yerinde olup mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile husumetten reddi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.