Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/16380 E. 2020/10602 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16380
KARAR NO : 2020/10602
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/03/2014 tarihinde davalı Şirket tarafından yönetilen… VIP Residance Sitesinde kapıcı, bahçivan, güvenlik ve temizlik hizmetleri görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 07/04/2015 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiğini, 07/04/2015 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, davalı işyerinde haftanın 7 günü çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığını, yaz döneminde 07:00-23:00, kış döneminde 07:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını, en son ücretinin 1.350,00 TL olduğunu, 2014 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ilişkin maaşının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının asgari ücret ile işe başladığını, sitede oturan kişilerden davacı hakkında şikayet geldiğini, bu konuda davacının uyarıldığını, bu konuşma üzerine davacının işi bırakıp gittiğini, devamsızlığı nedeniyle Alanya 1. Noterliğinin 17/04/2015 tarih, 04073 yevmiye numaralı ihtarnamenin çekildiğini, davacının fazla mesai yapmadığını, 08:30-17:00 saatleri arasında çalıştığını, günde 1 saat öğle yemeği molası kullandığını ayrıca müflis bir kişi olduğunu, maaşına devamlı olarak haciz geldiğini, müvekkil şirketin davacının avukatlara olan borcunu ödediğini, buna ilişkin ödeme makbuzlarını sunduklarını, davacının müvekkil şirketten hiç bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davalı işveren tarafından Alanya 1. Noterliğinin 17/04/2015 tarih, 04073 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının 15/04/2015, 16/04/2015 ve 17/04/2015 tarihinde devamsızlık yaptığından bahisle mazereti olup olmadığı hususunu davacıya sorduğu, davacının avukatına dava açmak üzere 15/04/2015 tarihinde vekaletname verdiği, davalı işveren tarafından dava tarihinden sonra davacıya ihtarname yollandığının anlaşıldığı, iş akdinin 15/04/2015 tarihinden önce son bulduğunun sabit olduğundan, bu tarihten sonra tutulan devamsızlık tutanaklarının hukuki kıymetinin bulunmadığından iş akdinin haklı nedenle feshedildiği hususu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin ücret alacağının olup olmadığı hususu ihtilaflıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde 2014 yılı Kasım, Aralık ve 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek toplam 7.065,00 TL. ücret alacağı olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise davacının müflis bir kişi olduğunu, maaşına devamlı haciz geldiğinden Şirketlerinin muhasebecisi A.K. tarafından avukatlara bizzat ödeme yapılıp karşılığında ödeme makbuzları alındığını açıklayarak alacağının bulunmadığını savunmuştur. Davalı yargılama safhasında da defaatle şifahî olarak bu savunmasını öne sürmüştür. Davacı ise icra takibi nedeniyle yapılan ödeme savunmasını inkâr etmemiş, sadece davalının ücretlerini ödediğine ilişkin bir belge sunmadığı yönündeki bir iddiayla yetinilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davacıya para makbuzu ile yapılan toplam 5.480,00 TL.’lik ödeme ile davacı adına avukata yapıldığı iddia edilen toplam 16.545,89 TL.’lik ödeme olduğu tespiti yapılarak, sadece para makbuzu ile ödendiği ispat edilen kısmın kabulü halinde bakiye ücret alacağının olabileceği, davalının avukata yapılan ödemelerin kabulü halinde ise bu alacağın olamayacağı değerlendirilmiştir.
Bu iddia, savunma ve bilirkişi raporundaki tespite rağmen Mahkemenin aynen “Davalı işveren tarafından dosyaya sunulan bir kısım para makbuzları ücret alacağından mahsup edilmek ile davacının borçlu olduğu icra dosyalarına yapılan ödemeler ücret alacağından mahsup edilmemiştir.” denilerek davalının icra takibinden kaynaklı ödemeye yönelik itirazına değer verilmemesi dosya içeriğine göre yerinde olmadığı gibi varılan bu sonucun gerekçeden yoksun olması nedeniyle de yerinde değildir.
Netice itibariyle; Mahkemece icra dosyasına yapılan ödemelerin gerekçe belirtilmeksizin ve isabetsiz olarak dikkate alınmadan ücret alacağının belirlenmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.