Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/16419 E. 2020/10610 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16419
KARAR NO : 2020/10610
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ING Bank Alanya Şubesinde 03/02/1997 tarihinden 10/11/2014 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 07/11/2014 tarihinde 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını doldurması nedeniyle iş akdini Alanya 5.Noterliğinin 07/11/2014 tarihli ve 37873 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshettiğini, günde 12 saatten fazla çalışmış olmasına rağmen kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları haklarının kendisine ödenmediğini, en son brüt 4.457,00 TL ücret aldığını, görevi nedeniyle banka anahtarının kendisinde bulunması nedeniyle saat 08.30 da işe başladığını ve akşam 20:00-22:00 bazı günler ise 23:00 e kadar öğle tatili kullanmadan çalıştığını, zaman zaman Cumartesi ve Pazar günleri de çalıştığını, yılda en az 3 kere hafta sonları Antalya ve İstanbul’da eğitim programlarına katıldığını, ek ücret ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, davacının … Bank AŞ de çalışma için işten ayrıldığını, halen … Bank AŞ de çalıştığını, gerçek iradesinin emeklilik olmadığını, davacı ile banka arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 2. maddesinde göre davacının ücretinin hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fazla mesai ücretlerini de kapsadığını, ayrıca davacıya başarı primi ödemeleri yapıldığını, fazla mesai alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme şartını taşıdığının anlaşıldığı, bu nedenle iş akdini emeklilik nedeniyle haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.).
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günlük 08.30-20.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile çalıştığı kabul edilip fazla çalışma süresi hesaplanmıştır.
Mevcut delil durumuna ve bilhassa davalı tanık beyanlarına göre; davacının ara dinlenmesini son bir yıl içinde 1 saat, önceki yıllarda ise 30 dakika kullandığının kabulü dosya içeriğine uygundur.
Buna göre, fazla çalışma süresinin 1,5 saatlik ara dinlenmesi esas alınarak tespiti hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu da ayrı bir ihtilaf konusudur.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesindeki hafta tatilinin ücrete dahil olduğu yönündeki düzenlemeye istinad edilerek bu alacağın reddine karar verilmiştir.
Mer’i iş mevzuatımız bu yöndeki düzenlemeye cevaz vermediği gibi Dairemizin müstekâr uygulaması da aynı yöndedir.
Netice itibariyle; Mahkemece hukukî mesnedden yoksun olarak hafta tatili alacağının reddi, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.