YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16763
KARAR NO : 2020/10971
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 18.06.2013 tarihinde davalılardan … Hafriyat Mimarlık İnş. Nak. San. Tic. Ltd.Şti’nde çalışmaya başladığını, bu şirketin diğer davalı … Çimento Madencilik Beton San. Tic. A.Ş.’nin alt işvereni olduğunu, müvekkilinin beton mikser operatörü olarak en son aylık net 1.700,00 TL ücret karşılığında çalıştığını, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, işverenin iş güvenliği hükümlerine uymadığını, müvekkilinin bu haklı nedenleri işverene söylediğinde 29.01.2015 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Hafriyat Mimarlık İnş. Nak. San. Tic. Ltd.Şti vekili, davacının 18.06.2013 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını ve mikser operatörü olarak görev yaptığını, davacının çalışması süresince arkadaşları ile problemler yaşadığını, işinde özensiz ve isteksiz davranışlar sergilediğini, görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiğini, defalarca uyarılmasına rağmen benzer davranışları sürdürdüğünü, 24.01.2015 tarihinde … Santralinde çalışma ile ilgili idari amirince görevlendirilmesine rağmen bu emre karşı geldiğini, konuya ilişkin olarak verdiği savunmanın incelendiğini ve gerekçelerinin geçerli olmadığı kanaatine varıldığını, 26.01.2015 tarihinde de kişisel koruyucu eşyalarını kullanmadığının tespit edildiğini ve davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Çimento Madencilik Beton San. Tic. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin asıl işveren konumunda olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, diğer davalı şirketten davacının haklı nedenle işten çıkarıldığını öğrendiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı … Çimento, Madencilik Beton San. Tic. A.Ş vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesini süresinde vermediği dikkate alınarak Kanunun açık hükmüne ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususları ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonunca bu davalı ile, diğer davalı … Hafriyat Mimarlık İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin işveren tarafından hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II- (h) bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hükme bağlanmıştır.
İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. İşverenin talimatlarının da iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi getirilebilecek sınırlamalara ve işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır.
1475 sayılı İş Kanununda işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmaması haklı fesih nedeni olarak sayılmış ve işçinin bu anlık durumu yeterli görülmüşken, 4857 sayılı İş Kanunu ile işçinin bu görevi yapmamakta ısrar etmesi kuralı getirilmiştir. Bu noktada işverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından da devamlılık arz etmelidir.
İşverenin fesih öncesinde işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevlerini hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü olarak ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. Bu konuda ispat yükü de işverendedir.
İşçinin görev tanımının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması işverenin hatırlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İşçiye yapılacak hatırlatmada, işçiden yapması istenen görev açık biçimde bildirilmeli ve işin tamamlanmasına yetecek bir süre öngörülmelidir. Bildirimde, görevin hatırlatılması yeterlidir. Görevin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda iş sözleşmesinin feshedileceği hususunun ayrıca bildirilmesi gerekmez.
İşçinin verilen görev tamamlanamamış olsa da, bir kısmını yapmış olması halinde bu davranışının nedenleri üzerinde durulmalı ve işverenin haklı fesih imkanının olup olmadığı, gerekirse uzman bilirkişilerce değerlendirilmelidir.
İşçinin çalışma koşullarında işçi aleyhine değişiklik niteliğinde olan görevlendirmelerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca işçiyi bağlamayacağı açıktır. Bu kapsamda bir görevin yerine getirilmemiş oluşu da işverene haklı fesih imkanı vermez.
İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalılar davacının görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiğini ve iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25/II maddesine göre haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının başka bir şantiyede görevlendirmesinin sözleşmedeki nakil yetkisine dayandığı ve değişikliğin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olmadığı, çalışma koşullarında esaslı değişiklik ortaya çıkarmadığı gerekçesiyle ve İş Kanununu’nun 25/II-h bendi de dayanak gösterilerek kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut 24.01.2015 tarihli yazı ile davacının “24.01.2015 tarihinde … Sanralinde çalışma ile ilgili idari amiri Kadir Uğur tarafından görevlendirilmesine rağmen bu emre karşı geldiği” belirtilerek savunması talep edilmiştir. Davacı savunmasında “bize 1500 metre beton var diyorlar. Sabah saat 06:00’da işe getiriyorlar. 5.sefer attıktan sonra beni …’ya göndermek istediler. Ben de gitmedim. Madem burada iş var …’ya niye gönderiliyorum” şeklinde beyanda bulunmuş yine 26.01.2015 tarihli ihtar yazısında davacının çalışma esnasında kullanması gereken kişisel koruyucu eşyaları kullanmadığının tespit edildiği belirtilerek aynı davranışını tekrarlamaması hususunun ihtar edildiği, aksi takdirde iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin davacının başka bir şantiyede görevlendirmesinin sözleşmedeki nakil yetkisine dayandığı, geçici olduğu ve değişikliğin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olmadığı şeklindeki kabulü dosya kapsamına göre yerindedir. Ancak davacının bu görevi ifa etmemesi nedeniyle ihtar edildiğine ve bahsedilen davranışını tekrar ettiğine ilişkin belge bulunmadığı gibi farklı bir sebep ihtiva eden ve davacının ihtar edildiği kişisel koruyucu eşyalarını kullanmadığının tespit edilmesi olgusundan sonra da davacının bu davranışını tekrarladığına ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Diğer taraftan iş sözleşmesinin haklı sebeple feshi için, işçinin davranışının taraflar arasında bulunması gereken güven temelini sarsacak ağırlıkta bulunması gerekmekte olup, somut olayda güven temelinin sarsılmasına sebep olacak bir davranış söz konusu değildir. Bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği davalı tarafça ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.