YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16983
KARAR NO : 2020/10770
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirket bünyesinde 27/11/204-15/10/2014 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından davacıya hakaret aşağılama gibi kötü muaemelelerde bulunulduğunu, son olarak ise davalı işverenin davacıya tüm alacaklarını aldığına dair evrak imzalatmak istediğini, davacının ise imza atmaması üzerine iş sözleşmesinin sona erdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirket nezdinde kalorifer görevlisi olarak çalışan davacının vaktinde gelmediğini, işe aksatarak sürekli alkol aldığını, alkol alışkanlığından dolayı davacının kendisine verilen görevleri yerine getirmediğini, bu sebeplerden dolayı iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, işyerinde hamamcı olarak çalışan davacının fazla çalışma iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak 16.825,52 TL brüt fazla mesai ücreti alacağının 300 TL si dava tarihi olan 28/01/2015 tarihinden itibaren 16.525,52 TL si ıslah tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline dair hüküm kurulmuştur. Ancak, Mahkemece verilen kararda davacının hangi çalışma düzeninde çalıştığı, ne miktarda fazla çalışma alacağına hak kazandığı, bu alacaktan indirim yapılıp yapılmadığı gibi hususlar denetime elverişli biçimde belirtilmediğinden fazla çalışma ücretinin kabulüne yönelik karar denetlenememektedir. Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporlarında belirlenen fazla çalışma ücretinin miktarı ile Mahkemece hükmedilen fazla çalışma ücretinin miktarı birbiri ile uyumlu değildir. Hal böyle olunca fazla çalışma ücreti yönünden gerekçesiz olarak hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalının hem cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı savunmasında bulunduğu, hem de ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’i ileri sürdüğü dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece davalının her iki zamanaşımı savunmasına değer verilmesi isabetlidir. Ancak, gerekçeli karardan hangi esasa göre hangi miktarda fazla çalışma ücretinin belirlendiği denetlenemediği gibi, kararda herhangi bir açıklama yapılmaması mahkeme kararlarının gerekçeli olması ilkesine de aykırıdır. Açıklanan sebeplerle öncelikle davacının ispat edildiği kabul edilen fazla çalışma ücreti denetime elverişli şekilde belirlenmeli, bundan sonra gerekçesi de açıklanmak suretiyle hangi miktarda alacağın hüküm altına alındığı net bir biçimde ortaya konulmalıdır. Gerekçesiz olarak, denetime elverişli olmayan biçimde hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.