Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/16991 E. 2020/10773 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16991
KARAR NO : 2020/10773
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde mobilya ustası olarak net 1.320,00 TL ücretle çalıştığını, işyerinde pazar günü hariç haftanın 6 günü 08:30-18:00 saatleri arasında çalışılmasına rağmen, davacının haftanın 3 günü fazla mesaiye kalarak 18:00-24:00 saatleri arasında çalışmayı sürdürdüğünü, bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığının da ödenmediğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ettiği tarihlerde BAĞ-KUR sigortalısı olarak kendi namına çalıştığını, davacı tarafça bildirilen çalışma süresinin gerçeğe aykırı olduğunu savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Kısmi davada, alacağın tamamı belirlendikten sonra davacının, bu alacağını ıslah yolu ile artırma veya ayrı bir dava ile talep etme imkanı bulunduğu gibi, sadece alacağın tamamının belirlenmesi ile yetinmesi de mümkündür. Sonuç olarak kısmi davada davacının alacağın tamamının tespitinde hukuki yararı bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf kısmi dava açmış olup, ıslah yoluna da başvurmamıştır. Mahkemece yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmediği belirtilerek, bir kısım alacaklar hüküm altına alınmış ise de, kararın gerekçesinden davacının davalıya ait işyerinde hangi tarihler arasında, ne kadar ücretle çalıştığı, her bir alacak kalemi yönünden davacının hangi çalışma düzeninde kaç gün çalıştığının kabul edildiği anlaşılamamaktadır. Taraflar arasında davacının çalışma süresi, ücreti, günlük çalışma saatleri, çalışılan tatil günleri gibi konularda uyuşmazlık bulunmakta olup, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında farklı seçeneklere göre değerlendirme yapılarak davacının hak kazanabileceği alacak miktarları belirlenmiştir. Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporuna itibar edilmediği açıklansa da, bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar ile hüküm altına alınan miktarlar arasındaki farklılığın sebebi yöntemince açıklanmamıştır. Kısmi davada talep edilen her bir alacak kalemi yönünden davacının hak kazandığı alacak miktarının tamamı belirlenmek ve denetlenebilir bir gerekçe oluşturulmak suretiyle hüküm kurulmadığı görülmekte olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-Fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek farklı alacak miktarları hüküm altına alınmıştır. Mahkeme kararından, bu kabul şekline ilişkin gerekçe, hesap unsurları ve hesaplama yöntemi denetlenememektedir. Buna karşılık tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının fazla çalışma iddiasını ispat ettiği tespit edilmektedir. Fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında, davacının haftada 3 gün 08:30-18:00 saatleri arasında, 2 gün 08:30-22:00 saatleri arasında çalıştığı, davacı … davalı tanıklarının anlatımına göre hafta içi günde 1,5 saat ara dinlenme süresi kullandığı, cumartesi günleri ise 08:30-15:00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilmeli, davacının mahkemece belirlenen çalışma süresi içinde bu çalışma düzenine göre hak kazandığı fazla çalışma ücreti denetime elverişli biçimde belirlenmeli ve belirlenen alacak miktarı doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. Belirtilen yönler nazara alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.