Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17345 E. 2020/14805 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17345
KARAR NO : 2020/14805
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, tahsil yardımı, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalının Cevap Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 02.01.1996-14.07.2015 tarihleri arasında dönemde önce satın alma servisinde teknik personel, sonrasında ise zabıta yardımcı elemanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tanık beyanlarına göre haftada beş saat fazla çalışmasının bulunduğu tespit edilerek, hesaplamalar bu tespite göre 13.08.2010-31.05.2011 ve 01.10.2011-01.01.2014 tarihleri arası dönem için yapılmış ise de; davacı tanık anlatımlarının soyut nitelikte olduğu, davacının ne sıklıkla hangi saatler arasında çalışarak hangi saatler arasında fazla çalışma yaptığının net olarak ispatlanamadığı, dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre de hesaplama yapılan dönem için davacının fazla çalışma yaptığının tespit edilemediği anlaşılmakla tüm dosya kapsamına göre davacının hesaplama yapılan dönem için fazla çalışma yaptığı ispatlanamadığından fazla çalışma alacağı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, taşeron şirketlerde çalıştığı dönemlerde hiçbir şekilde yıllık izin kullanmadığını ve ücretinin de ödenmediğini beyan ederek izin alacağı talep etmiştir. Bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde 02.01.1996-14.07.2015 tarihleri arasındaki tüm çalışma dönemi itibari ile kullanması gereken toplam 445 gün izin hakkı bulunduğu, bu iznin 52 gününü kullandığına dair belge sunulduğu bu sebeple bakiye 393 gün karşılığı izin ücretine hak kazandığı sonucuna varılmış ve davacıya yıllık izin ücreti olarak ödenen miktar yapılan hesaplamadan tenzil edilmiştir. Mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde taşeron şirketlerde çalıştığı dönem için yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu beyan etmiş olup, davacının bu beyanı dikkate alınmaksızın, talep aşılarak tüm çalışma dönemine göre yıllık izin ücreti hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.