YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17761
KARAR NO : 2020/13271
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21.04.2003 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen işyerinde satış pazarlama görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 08.03.2015 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiğini, davacının 08.03.2015 tarihinde iş akdini ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini, davacının en son ücretinin 1.250,00 TL olduğunu, işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, maaş alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, asgari geçim indirimi alacağı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, davacının asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğini, davacının üst üste 5 gün devamsızlık yaptığını, kendi isteğiyle işten ayrıldığını, dini bayramlarda çalışmadığını ve ücret alacaklarının ödendiğini, sadece 17 günlük maaş alacağının bulunduğunu, ödenmesi için davacının çağırıldığını ancak davacının gelmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacıya çalışırken avans olarak bir kısım kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunda uyuşmazlık vardır.
Davalı tarafından, 03.02.2015 tarihli, “Tazminat Ödemesi” açıklamasına sahip 4.915,00 TL tutarındaki miktarın davalı …’in hesabına gönderildiğini gösteren dekont dosyaya sunulmakla, bu ödemenin, davacının 01.03.2012 – 31.07.2014 tarihleri arasındaki çalışmasına istinaden kıdem tazminatı ödemesi olduğu savunulmuştur. Mahkemece bu belge ve davalının iddiası dikkate alınmadan hüküm oluşturulmuştur.
İş sözleşmesinin devamı sırasında kıdem tazminatı olarak yapılan ödemenin avans mahiyetinde olduğu kabul edilmekte ve yasal faizi ile birlikte son olarak hak kazanılan kıdem tazminatından mahsubu gerekmektedir. Mahkemece 4.915,00 TL tutarındaki bu ödemenin neye istinaden olduğunun araştırılmaması, kıdem tazminatı olarak ödendiğinin belirlenmesi durumunda, ödeme tarihinden fesih tarihine kadar hesaplanacak yasal faizi ile birlikte son olarak hak kazanılan kıdem tazminatından mahsubu gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3-İşçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde 9 yıl 8 ay 8 gün çalışması bulunan davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabulüne göre yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan, bir kısmı davacı imzasına havi, 2010 Eylül, 2011 Ağustos, 2012 Haziran, Eylül , 2013 Ağustos, Eylül ve 2014 Ocak, Mayıs dönemlerine ait bordrolarda ise ücretli izin gün sayıları gösterilmiş olup, mahkemece bu belgeler değerlendirilmeden hüküm oluşturulmuştur.
Davacının çalışma süresi boyunca hiç ücretli izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan ve dosya kapsamında, bir kısmı davacı imzasına havi, 2010 Eylül, 2011 Ağustos, 2012 Haziran, Eylül , 2013 Ağustos, Eylül ve 2014 Ocak, Mayıs dönemlerine ait ücretli izin gün sayısının gösterildiği bordrolar bulunduğundan, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; mahkemece, imza bulunan bordrolarda gösterilmiş yıllık izin süreleri, hesaplanan toplam izin süresinden düşülmeli, imza bulunmayan ancak yıllık izin süresi gösterilmiş aylar ve tüm çalışma dönemi için davacı asilin ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.