Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17913 E. 2020/16353 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17913
KARAR NO : 2020/16353
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.01.1998-24.12.2009 tarihleri arasında, davalı … Birliğinde aylık 1.500,00 TL net maaş ile bekçilik, pompacılık ve sulama görevleri ile kendisine verilen diğer işleri birlikte yürüttüğünü, davacı müvekkilinin iş akdinin, davalı işveren tarafından Orhangazi 1.Noterliği’nin 24.12.2009 tarihli 8423 yevmiye numaralı bildirimi ile feshedildiğini, fesih bildiriminde müvekkilinin yetkisi ve mesai saati dışında, Sulama Birliği’ne ait … plakalı aracı kullanıp kaza yaptığı, iş akdinin de bu nedenle İş Kanunu 25/II gereğince feshedildiğinin belirtildiği, oysa, davacı müvekkilinin söz konusu aracı, davalı işveren yetkililerinin kendisine verdikleri görev ve talimatlar doğrultusunda ve onların bilgisi dahilinde kullandığını, bu nedenle söz konusu ihtarnamede belirtilen gerekçe gerçeğe aykırı, buna dayalı olarak yapılan feshin de haksız olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 21.10.2009 tarihinde gece 00.30 sıralarında davalı işverene ait … plakalı aracı yetkisi ve izni olmadığı halde mesai saati dışında alarak alkollü vaziyette karayoluna çıkıp kaza yaparak iki kişinin ölümüne ve birlik aracının da hurdaya çıkmasına kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, zira gerçekleşen olayda davalı iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü ve davacının işverenin malını otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede (31.497,48TL) hasara uğrattığını, davacının çalışma süresi boyunca fazla mesaisinin olmadığını, bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırılmadığını, müvekkile ait iş yerinde bir yıl fiilen çalıştıktan sonra müvekkil işveren tarafından yıllık ücretli izin hakkının kullandırıldığını ve yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından 21.10.2009 tarihinde davacı tarafından yapılan kaza nedeniyle, yasal 6 günlük süre içerisinde iş akdinin feshedilmediği, bu bakımdan yapılan fesih işleminin geçersiz olduğu ve davacının bilirkişi tarafından hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatını almaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde davalı vekilli temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin altı iş günlük hak düşürücü süre içerisinde feshedilip edilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı maddesinde işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya veya maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratmasının işverene iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı veren hallerden olduğu belirtilmiştir. İşçinin iş görme edimini yerine getirirken özen borcuna aykırı davrandığı kasıt veya ihmal ve dikkatsizlik ile işverene zarar verdiği hallerde zarara uğradığını ispat yükü işverene, zararın oluşmasında kusuru bulunmadığını ispat yükü ise işçiye aittir.
Somut olayda, davacının davalı birliğe ait araçla trafik kazasına karıştığı ve yaşanan kaza sebebiyle yargılanmış olduğu ceza dosyası içeriğine göre sevk ve idaresindeki araç ile 123 promil alkollü bir şekilde seyir halinde iken karşı yönden gelen araç ile çarpışması sonucu iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre davacının asli ve tam kusurlu olarak tespit edildiği görülmüştür. Davacının iş sözleşmesi de 18.12.2009 tarihli encümen kararı ile 21.10.2009 tarihinde meydana gelen bu trafik kazası nedeni ile birliğe ait araca 14.12.2009 tarihinde yaptırılan hasar tespitinde 31.497,48 TL hasar bedeli çıkartıldığı belirtilerek 4857 sayılı İş Kanununun 25/2- (ı) alt bendinde düzenlenen “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması” hükmü uyarınca haklı sebeple feshedilmiştir. Bu halde, İş Kanununun 26. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre zarara neden olan olayın oluşumundan; 6 işgünlük hak düşürücü süre ise zarar miktarının belirlenmesinin ardından bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlar. Bu itibarla davalı işyeri tarafından araçta oluşan zarara ilişkin hasar tespitinin ilk defa 14.12.2009 tarihinde yaptırıldığı ve 18.12.2009 tarihli encümen kararı ile de davacının iş akdi feshedilmiş olduğundan altı iş günlük hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu anlaşılmakla mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozma sebebidir.
3- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabulüne göre yıllık ücretli izin alacağı hesaplanıp hüküm altına alınmış ise de; davacının 11 yılı aşkın çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan; Hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asilin çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.