YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17936
KARAR NO : 2020/13755
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, makine tamirat ve bakım işçisi olan davacının davalı iş yerinde Kasım 2000 tarihinde çalışmaya başladığını, 13/11/2010 tarihinde işyerinde arızalı olan este makinasının yatay motorunun tamirini yaparken, aynı yerde çalışan diğer işçilerin kullandığı portif olarak adlandırılan raylı taşıyıcı, üzerinde yaklaşık 10 tonluk kesilmiş mermer bulunan ve elektrikli motoru yanmış aracı kontrolsüz olarak hareket ettirerek, davacının sağ ayağının araç ile zemin arasında sıkışarak ezilmesine neden olduğunu,geçirdiği iş kazası neticesinde davacının ayağının kemik, damar ve sinirlerinde ağır hasar oluştuğunu, davacının tedavisinin … Devlet Hastanesi Ortopedi Servisinde halen devam ettiğini ,doktorlarca ayaktaki hasarın kalıcı olduğu, tamamen iyileşmesinin mümkün olmadığının ifade edilerek konunun rapora bağlandığını, elektrikli motoru yanan ve kullanılmaması gereken aracı kullandıran, iş ve işçi güvenliğini hiçe sayan davalı şirketin iş kazasının meydana gelmesinde ağır kusuru bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı alacağına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş kazasının meydana gelmesinde asli sorumluluğunun bulunduğunu, yaklaşık 10 yıldır aynı işi yapan ve vardiya sorumlusu olan davacının deneyimine karşın kaza geçirmesine kendi kusurunun neden olduğunu, davacının 07/11/2011 tarihinde raporlu olduğu sürenin sona ermesine karşın işe devam etmediğini, bu nedenle davacıya 23/11/2011 tarihinde noter kanalı ile işe devam etmemesine ilişkin mazeretlerinin sorulduğunu, davacının cevap vermemesi sebebiyle haklı sebebe dayalı olarak iş akdine son verildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamadığı hususunda uyuşmazlık mevcuttur.
Somut olayda; Mahkemece 08.11.2011 tarihinde raporunun bitmesine karşın, izin almaksızın ve bilgi vermeksizin 22.11.2011 tarihine kadar işe devam etmeyen, mazeretlerini sunması için gönderilen ihtarnameye cevap vermeyen davacının iş akdinin davalı işveren tarafından devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de, işyerinde meydana gelen kaza sebebiyle ayak toplar damarı parçalanan, topuğunda kırıklar ve üst seviyede doku zedelenmesi meydana gelen, … Devlet Hastanesinde 57 gün yatarak tedavi olan ve bu süreçte 3 defa ameliyat geçirdiği anlaşılan davacının 13.11.2010-07.11.2011 tarihleri arasında raporlu bulunmasına karşın rapor süresi bitiminden önce 26.10.2011 tarihinde bu davayı açmış olduğu, buna göre iş akdinin davacı tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/I-a maddesi uyarınca sağlık sebepleriyle feshedildiği dosya kapsamından anlaşıldığından, Mahkemece fesih tarihinde davacının ayağında meydana gelen zarar nedeniyle işyerinde yaptığı işi yapmaya devam edip edemeyeceği, çalışmayı sürdürmesinin sağlığı bakımında tehlikeli bir durum oluşturup oluşturmayacağının konunun uzmanı doktor ve iş güvenliği uzmanlarınca incelenerek değerlendirilmesi ve buna göre feshin haklı nedene dayalı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin iş akdinin işveren tarafından devamsızlık sebebine dayalı ve haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş olması yerinde olmayıp, karar bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.