Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18298 E. 2020/14877 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18298
KARAR NO : 2020/14877
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.2008 tarihinden itibaren davalı işyerinde pasta sorumlusu olarak çalıştığını, asgari geçim indirimi hariç 2300,00 TL net ücret aldığını, yemek ve servis sosyal haklarından faydalandığını, iş sözleşmesinin 13.03.2015 tarihinde haksız ve geçersiz feshedildiğini, işe giriş tarihinden Ekim 2012 tarihine kadar haftanın 6 günü 23.00-09.00 arası çalıştığını, gece çalışmasına göre yüzde 50 zamlı ücret ödenmesi gerektiğini, Ekim 2012 tarihinden itibaren 07.30-18.00 saatleri arası çalıştığını, 45 saati aşan çalışmaları olmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ise alacakların zamanaşımına uğradığını, 13.03.2015, 14.03.2015 ve devam eden günlerde davacının izin almaksızın bildirimde bulunmaksızın devamsızlık yaptığını, işe gelmediği için tutanakların tanzim edildiğini, 18.03.2015 tarihli işe davet ihtarnamesi ile işe davet edildiğini ancak icabet edilmediğini, … Çalışma Ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne yapılan şikayet sebebi ile 30.03.2015 tarihli inceleme sonucu davacının işe davet ihtarnamesini tebliğ almamış olması nedeni ile çıkışının yapılamadığı cevabın verildiğini, davacının iş başı yapmaması üzerine 15.04.2015 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesinin İş K 25/II-g maddesi uyarınca feshedildiğini ve ihtarnamenin 17.04.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, … Çalışma Ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne 22.04.2015 tarihli yazı ile cevap verildiğini, davacı yanın dilekçesi ekinde sunulan 10.04.2015 tarihli … Çalışma Ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün gerçek dışı tespit içeren yazısının mahkeme açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, işyerinde 6 gün 23.30-09.00 arası mesai yapıldığını ve ara dinlenmenin iki saat kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Temyiz:
Karar, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi tarafından davacının fazla çalışma ücret alacağı tanık beyanları esas alınarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamaya göre, davacının 2012 yılı Ekim ayına kadar haftanın altı günü 23.00-09.00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenmeyle günlük 8 saat, haftalık 48 saat çalışması sonucu haftalık 3 saat fazla çalışma, Ekim/2012 – Haziran/2013 tarihleri arasında ise 07.30-18.00 saatleri arasında, 2 saat ara dinlenmeyle haftalık 3 saat üzerinden , 2013 yılı Haziran ayından fesih tarihine kadar 07.30-18.00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenme düşümü ile haftalık 6 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile tahakkuk bulunan imzalı bordrolar dışlanarak indirimsiz 2088,65 TL fazla çalışma ücret alacağı tespit edilmiştir. Taraflarca ilk rapora itiraz edilmesi üzerine aldırılan Ek Raporda, bordo sunulmayan ve bilirkişi tarafından sehven dikkate alınmayan aylar da dahil edilmek sureti ile aynı dönem ve çalışma saatleri üzerinden bu kez indirimsiz 3576.67 TL fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece gerekçesinde ek bilirkişi raporunda hesaplanan 3576.67 TL fazla çalışma ücret alacağı yazılıp itibar olunan rapora göre hüküm verildiği belirtildikten sonra ilk rapordaki hesaplamadan yüzde 25 indirim ile 1.566,49 TL brüt fazla çalışma ücret alacağına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 05.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.