YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18756
KARAR NO : 2020/15907
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 17.03.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, sigorta girişinin 08.06.2006 tarihinde yapıldığını, ilk olarak yardımcı eleman olarak çalışmaya başladığını 6 ay sonra “sondör” olarak çalışmasına devam ettiğini, işe giriş tarihinden fesih tarihine kadar çalışmasının aralıksız ve kesintisiz olduğunu, 2008-2009-2010 ve 2011 yıllarında 30 gün tam çalışmasına karşın eksik gün gösterilerek prim yatırıldığını, en son aylık ücretinin net 1.800,00-TL olmasına karşın kayıtlarda asgari ücret olarak gösterildiğini, haftada 6 gün 07:00 den 19:00 a kadar ve resmi tatillerin tamamında çalıştığını, işverenin özel işlerinde de çalıştırıldığını, bu çalışmaları karşılığında bir bedel ödenmediğini, resmi tatillerin tamamında çalıştığını, sadece iki defa yıllık izin kullandığını, son iki aylık ücretinin ödenmediğini, ücret ve ücret niteliğindeki haklarının ödenmesi için defalarca sözlü olarak uyardığını, ancak sonuç alamadığını, izah edilen nedenlerle 06.05.2014 tarihinde noterden ihtarname gönderdiğini, iş akdini haklı nedenle feshettiğini bildirerek yasal hakların ödenmesini ihtar ettiğini, fesih ihtarnamesini 15.05.2014 tarihinde tebliğ alan davalının 12-13-14 Mayıs tarihlerinde devamsızlık tutanakları tutarak devamsızlık nedeniyle 14.05.2014 tarihinde noterden gönderdiği fesih ihbarnamesinin 15.05.2014 tarihinde tebliğ alındığını ve ayrıca davalının 20.05.2014 tarihli cevabında talep edilen ücretlerin ödenmeyeceğini bildirdiğini, iş akdinin öncesinde müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalı tarafından iş akdinin 16.05.2014 tarihinde kötüniyetle sona erdirildiğini savunarak; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 08.06.2006 tarihinde ve asgari ücretle çalışmaya başladığını, sondaj elemanı olarak çalışmakta iken 12-13-14 Mayıs 2014 tarihlerinde işe gelmediği tespiti ile 14.05.2014 tarihinde noterden ihtarname gönderilerek iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız feshedileceğinin bildirildiğini, işten ayrılışının 16.05.2014 tarihinde Kuruma bildirildiğini, davacının 365 günde en fazla 110 günü çalıştığını, yılın %75-80 ninde çalışmadığı halde maaş aldığını ve SGK primlerinin ödendiğini, çalışmış olduğu son dönemde planlı ve kötüniyetli olarak ihtarname gönderdiğini ve sonradan haksız olarak dava açtığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde iş akdini aralıksız ve kesintisiz çalışmasına rağmen Sosyal Sigortalar Kurumuna eksik gün bildirimi yapılması, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücretleri ile son iki aylık ücretinin ödenmemesi sebebiyle işverene keşide ettiği ihtarname ile haklı olarak feshettiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının işe devamsızlığı nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğinin ispatı davalı işverene ait olup, davalı işverence bu husus ispat olunamadığından, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına karar verilmiştir. Oysa davacının dava dilekçesinde iş akdini ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshettiğini iddia ettiği ve bu iddiasını ispat da ettiği anlaşılmaktadır. Haklı dahi olsa iş akdini fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamayacağından, ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.