YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18941
KARAR NO : 2020/15706
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde Şubat/2012 tarihinde işe başladığını, daha sonra bölge sorumlusu olduğunu, iş verenin iş sözleşmesine haksız olarak son verdiğini, iş yerinde sürekli fazla mesai yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını karşılığını alamadığını, kullanılmayan yıllık izin süresinin bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti taleplerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait olan aracı alkollü olarak kullandığının tespit edildiğini, daha sonraki gün ise izinsiz ve ehliyetsiz olarak yine davalıya ait olan aracı kullandığının tutanak altına alındığını, bu nenenle davacının iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini, davacının çalışma koşulları hakkındaki iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddin savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre işverence imzalı ücret bordrolarında işçilerin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik fazla çalışma tahakkukları yapılırsa bu aylar imzalı olsa bile fazla çalışma hesabından dışlanmaz ancak yapılan fazla çalışma ödemeleri tespit edilen fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı iş yerinde fazla mesai yaptığı hususunda tanık deliline dayanmış olup itibar edilen bilirkişi raporunda da davacının fazla mesai ücreti talebi davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak hesaplanmıştır. Dosya kapsamından ise davacı tanıklarının her ikisinin de davalıya karşı davalarının olduğu anlaşılmış olup bu itibarla sırf husumetli tanık beyanlarına dayalı olarak davacının fazla mesai ücreti hususunda karar verilmesi de hatalıdır. Ancak davalı tanıklarından … işyerinde günlük 7,5 saat esasına göre 6 gün çalışıldığını belirttiği gibi davalı tanıklarından … beyanında “Sabah 08:45, akşam 17:45 mesaisi ile çalışmaktayız. 17:45 ten sonra çalıştığımız saat kadar diğer gün izinli olmaktayız. Haftada bir gün izinliyiz “ şeklinde beyanda bulunmuş olup diğer davalı tanığı … ise beyanında “Haftada 1.5 gün hafta tatilimiz vardı. Dini bayramlarda ve resmi tatillerde çalışmıyoruz. Tek mesai şeklinde sabah 08:30-09:00 akşam 18:00-18:30 şeklindedir. Fazla çalışmalarımız olduğunda telafi izinleri olur.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu durumda Mahkemece yapılması gerek davacı tanıklarının davalıya karşı husumetli oluşu dikkate alınarak davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının fazla mesai alacağı talebini değerlendirmektir. Bu husus gözetilmeden sırf husumetli tanık beyanlarına itibarla davacının fazla mesai alacağı hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.