Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/19560 E. 2020/18816 K. 16.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19560
KARAR NO : 2020/18816
KARAR TARİHİ : 16.12.2020

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 06/10/2006-01/12/2014 tarihleri arasında anestezi teknikeri olarak çalıştığını, 24/11/2014 tarihli noter ihtarnamesi ile iş sözlşemesini fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, görev tanımında olmayan işlerin yaptırılması nedeniyle 01/12/2014 tarihi itibariyle haklı nedenle feshettiğini, en son aylık net 2.040,00 TL ücret aldığını, hafta içi 08.00-18.00, cumartesi 08.00-15.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücreti ödenmediğini, 3 personelle dönüşümlü nöbet tuttuğunu, 24 saat nöbetten sonra ertesi gün ara vermeden 18.00 e kadar çalıştığı halde nöbet ücretinin ödenmediğini, dini ve ulusal bayramlarda çalıştığını, Kasım 2014 ayı ücretinden kalan 1.140,00 TL’ nin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 06/10/2006 tarihinden itibaren anestezi teknikeri olarak çalıştığını, aylık net 902,33 TL ücret aldığını, 08.00-18.00, cumartesi 08.00-14.00 saatleri arasında çalıştığını, pazar günü ve dini bayramlarda çalışılmadığını, resmi tatillerde nöbet tutulduğunu ve karşılığı ücretinin ödendiğini, zorunluluk hallerinde fazla çalışma yapıldığında karşılığında serbest zaman kulanıldığını veya ücret takdir edildiğini, bunun imzalı bordrolardan anlaşılacağını, iş sözleşmesinin davacı tarafından noter ihtarnamesiyle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının ücretinin SGK’ya eksik bildirildiği, fazla çalışma yapıldığı, karşılığının tam olarak ödenmediği bu nedenle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığından kıdem tazminatı talebinin haklı olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, milli bayram-genel tatil günlerinde çalıştığı, karşılığının ödendiğinin kanıtlanamadığı, bir işçinin günlük çalışma süresinin üzerine sürekli olarak fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, hastalık, mazeret, izin gibi çalışılmayan günlerin olmasının kaçınılmaz bulunduğu bilinmekle hakkaniyet indirimi yapıldığı, 2014 yılı Kasım ayına ait bordroda asgari geçim indirimi dahil 902,33-TL ödeme yapıldığı, bakiyesinin ödendiğine dair imzalı ücret bordrosu, banka kaydı veya eşdeğer belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı taraflar ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine ve davacı vekilinin istinaf talebi yönünden “…ilk derece mahkemesinin hüküm bölümünde hakkaniyet indiriminin % 40 oranında yapıldığının belirtilmesine rağmen % 60 oranında yapıldığı, indirim oranının genel tatil alacağına uygulanan oranda olması gerektiği anlaşıldığından davacının istinaf talebinin kabulü ile raporda hesaplanan ve talep edilen fazla çalışma alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu; fazla çalışma yapıldığında, işçiye isterse ücreti yerine serbest zaman kullanma hakkı tanımıştır. Bu süre, fazla çalışma için her saat karşılığı bir saat otuz dakika, fazla süreli çalışmada ise bir saat onbeş dakika olarak belirlenmiştir. Bu sürelerin sözleşmelerle attırılması mümkündür. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Ancak; hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günleri dinlenme hakkı kapsamında kaldığından, tatilde yapılan çalışma karşılığı serbest zaman kullandırılması kanuna aykırılık teşkil eder. Serbest zaman ancak fazla çalışma karşılığı verilebilir. Tatilde yapılan çalışma karşılığında izin verilmişse bu ancak mazeret izni olarak kabul edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, müvekkilinin hafta içi 08.00-18.00 ve cumartesi 08.00-15.00 saatleri arasında çalıştığını, üç personelin dönüşümlü olarak 24 saat nöbet tuttuğunu ve ertesi gün ara vermeksizin çalıştığını ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı vekili ise 08.00-18.00 ve cumartesi 08.00-14.00 saatleri arasında çalıştığını ve nöbet ücretlerinin ödendiğini ve serbest zaman kullandırıldığını savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre davacının 08-18 ve cumartesi 14’e kadar çalışma ile haftalık 5,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş, ayrıca davacı tanık beyanlarına göre nöbet çalışmaları da eklendiğinde haftalık çalışma süresinin 66-68 saat olduğu ancak Yargıtay kararlarına göre günde en fazla 3 saatten haftada 18 saat fazla çalışma yapıldığı sonucuna varılarak hesaplama yapılmıştır. Bu hesaplamalarda davacı tanıklarının davalı işyerinde çalıştığı hizmet süresi de dikkate alınmış ve 2014 yılı için sadece davalı tanık beyanına göre ve nöbet çalışması dahil edilmeksizin haftalık 5,5 saat üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır.
Dosya kapsamında mevcut imzalı izin belgelerinin bazılarında 2014 yılı içinde fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullanıldığına ilişkin bölümün doldurulduğu görülmektedir. Ayrıca Ekim-Kasım-Aralık 2013 ve Ocak- Şubat- Nisan- Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos- Eylül- Ekim- Kasım- Aralık 2014 aylarında fazla çalışma karşılığı izin kullanıldığının beyan edildiği davacı imzasını içeren dilekçeler bulunmaktadır. Diğer taraftan davacı tanığı Turgut, fazla çalışma yaptıkları zaman karşılığının izin olarak kullandırıldığını ancak nöbette geçirilen saatler için izin verilmediğini belirtmiştir.
Davacı tanık beyanı ve fazla çalışmaya ilişkin imzalı belgeler birlikte değerlendirildiğinde yukarıda belirtilen dönemlerde davacıya nöbet dışında kalan fazla çalışmaları karşılığında serbest zaman kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla dosyada mevcut izin belgelerinde belirtilen dönemler incelendiğinde 2013 yılı için Ekim-Kasım-Aralık aylarında nöbet harici hesaplanan haftalık 5,5 saatlik fazla çalışmanın serbest zaman olarak kullandırıldığı kabul edilmeli ve bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre bu aylar için 12,5 saat üzerinden fazla çalışma hesaplanmadır. 2014 yılı için ise Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tanık beyanlarına göre ve nöbet çalışmaları haricinde 5,5 saat üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplandığından davacının dilekçesi bulunan 2014 Ocak-Şubat-Nisan -Mayıs -Haziran- Temmuz- Ağustos- Eylül- Ekim- Kasım- Aralık aylarında fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullandığı kabul edilerek bu dönemler için fazla çalışma ücreti hesaplanmamalıdır. Bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.