YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20127
KARAR NO : 2017/8662
KARAR TARİHİ : 23.05.2017
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ … . HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek 4857 sayılı Yasanın 20/3. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurularak ”davanın dava şartı yokluğu” nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankaya ait işyerinde uzun bir süre çalıştığını, bu çalışmasının işten çıkarıldığı 31.08.2015 tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettiğini, gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayandırılmadığını iddia ederek iş akdi feshinin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve mali sonuçlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacı işçinin iş akdinin 02.09.2015 tarihinde işletmesel ve ekonomik nedenlerden dolayı tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandırıldığını, müvekkili bankanın feshi önleyecek bütün önlemleri almasına rağmen davacı tarafla olan iş ilişkisinin sürdürülmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; “davalı işverenin, işyerinde davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığını, iş gücü fazlalığı oluştuğunu ispat edecek nitelikte bir delilin varlığını dosyaya ibraz etmediği, davacının iş yerinde çalışma olanağının ortadan kalkmadığı, fesih için geçerli bir sebebin oluşmadığı ve feshin son çare olması ilkesinin dikkate alınmadığı” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
D) İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesince “… ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabul edilerek davacının işe iadesine karar verilmişse de, Dairece TMSF resmi internet sayfasından alınan bilgilerden BDDK’nın 22.07.2016 gün, 6947 sayılı kararı ile Bankacılık Kanunu’nun 107/son maddesi gereğince davalı bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı, bu kararın 23.07.2016 tarihli 29779 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığı, bu kararın sonucunda asıl işi bankacılık olan davalı bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında Fon tarafından yürütülecek tasfiye sürecinin başlatıldığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın 675 sayılı KHK. nin 16. maddesi çerçevesinde dava şartı yokluğu nedeniyle davacının işe iade talebinin reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
29 Ekim 2016 tarihinde yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 16. maddesinde yer alan düzenleme şu şekildedir: “(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile … Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile … Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile … Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz.”
Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı bu nedenle 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, davalı … nin kapatılan bir banka olmadığı, söz konusu bankanın yalnızca bankacılık faaliyet izninin kaldırıldığı, TMSF. tarafından el konulmakla birlikte bankanın tüzelkişiliğinin halen devam ettiği, bu nedenle 675 sayılı KHK’nın 16. maddesinin mevcut duruma uygulanma imkanı olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
Her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 372. maddesinin 2. fıkrasında “Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir” düzenlemesi yer almaktaysa da, mevcut davanın feshin geçersizliğinin tespitine yönelik işe iade davası olduğu 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce kesin olarak karar verilebileceğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Davacının yaptığı harçlar hariç 1.241,60 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6.TMSF.ye devredilen davalı … 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan hakkında harca hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Davacının dava açarken yatırdığı başvuru harcı ile peşin harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
10.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.