Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20582 E. 2017/8289 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20582
KARAR NO : 2017/8289
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, farklı muamele tazminatı ile fazla mesai ücreti, ilave tediye ücreti ve ücret farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin T.C. …’na bağlı …Devlet Hastanesinde, alt işveren firmaların sigortalısı olarak ve temizlik ihalesi kapsamında 2006 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını ve halen çalışmasına devam ettiğini, çalışması boyunca temizlik işinden ziyade hastanenin her bölümünde ve asıl işinde çalıştırıldığını, emir ve talimatları hastane yetkililerinden aldığını ve çalışma düzeninin yine hastane yönetimi tarafından belirlendiğini, muvazaalı olarak kurulan bu ilişkilerin mali ve kanuni bir takım yükümlülükleri ortadan kaldırmayı amaçladığını, tüm bu belirtilen nedenlerle ilave tediye alacağına hak kazandığını, davalı İdarenin işçisi olmasına rağmen muvazaa nedeniyle kamu personelinin yararlanması gereken bir çok haktan yararlanamadığı gibi çok kötü şartlarda çalıştığını, hukuksuz işlem ve farklı muameleler nedeniyle en düşük kamu/devlet işçisinin aldığı ücret miktarının ödenmesi gerekirken daha düşük ücretin ödendiğini ileri sürerek fazla mesai ücreti, ilave tediye ücreti, ücret farkı ve farklı muamele tazminatının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı işçi ile idare arasında imzalanmış herhangi bir iş akdi ya da sözleşmesi bulunmadığını, idarenin ihale makamı olduğunu, davacı işçinin davalı İdareden ihale ile iş alan şirketlerin işçisi olduğunu,hastanenin asıl işinin muayene, hemşirelik işleri, laboratuar, röntgen, rodyoloji gibi işlerden oluştuğunu, bu işlemlerin tamamlanması için arada yapılan tüm işlerin yardımcı iş niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. H.D.nin 2016/9639 esas, 2016/11801 karar sayılı 31/05/2016 tarihli ilamı ile “Mahkemenin dosya içeriğinde delillere göre asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğuna ilişkin kabulü yerinde olduğu, ancak yazılan yazılara verilen cevaplardan davalının davacı ile aynı işi yapan kadrolu işçisi bulunmadığının açık olduğu, bu durumda davacının bordrolarda yazılı ücretle çalıştığının kabul edilmesi ve alacaklarının da buna göre hesap edilmesi gerekirken, davacı ile aynı işi yapmayan 6111 sayılı Kanun kapsamında başka bir kamu kurumundan devren geçen üstelik belli bir tarihten sonra sendikalı olup Toplu İş Sözleşmesindeki zamlara göre ücreti belirlenen işçinin ücreti emsal kabul edilerek dönemsel ücretlerinin belirlenmesi ve buna göre hesap edilen alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, ayrıca davacı vekilinin kısmi dava açıp bilirkişi raporundan sonra davalının ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunabileceğini düşünerek buna göre talepte bulunduğu, davalı vekilinin ıslah dilekçesinin tebliği üzerine süresinde ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı savunmasında bulunduğu, mahkemenin ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunması nedeni ile ek rapor almadığı, fazla mesai ücreti açısından kısmi dava ile istenen miktar dikkate alındığında, ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasından etkilenen alacak bulunmadığı ancak ilave tediye alacağı bakımından mahkemenin ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasını gözeterek belirleyeceği alacağı hüküm altına alması gerekirken, hükmün gerekçesinde ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasını dikkate almadan davacının bilirkişi raporunda hesap edildiği kadar alacağının bulunduğunu tespit edip talep kadarının tahsiline karar vermesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece özetle bozma ilamına uyularak toplanan deliller, tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı, davalı idarenin işçisi olmasına rağmen idarenin işçilerinin aldığı ücretten daha az ücret aldığını, ancak davalının davacı ile aynı işi yapan kadrolu işçisinin bulunmadığının anlaşıldığından, davacının bordrolarda yazılı ücretle çalıştığının kabul edildiği, taleple bağlılık kuralı gereği davacının talebiyle bağlı kalınarak, davacının haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığı, ücretin ödendiğinin ispatlanamadığı, ayrıca 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun hükümleri ve davalı T.C. …’nın bu yasa kapsamında bir kuruluş olması sebebiyle ilave tediye alacağına da hak kazanmış olduğu, davacı ücret farkı talebinde de bulunmuş ise de davacının bordrolarda görünen ücret ile çalıştığı, ücretinin indirilmediği, dolayısıyla fark ücret alacağının bulunmadığı, diğer yandan farklı işlem tazminatının koşullarının da oluşmadığı sonucuna Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan ve karar vermeye uygun görülen bilirkişi ek raporunda brüt ücret üzerinden zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak; 11.703,00 TL. fazla mesai ücreti, 6.991,00 TL. ilave tediye ücreti hesaplanmış olup, davacının izin hastalık ve başkaca nedenler ile çalışamadığı günler olabileceği hususları göz önünde bulundurularak fazla mesai ücretinden takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle bu miktarlara göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. … vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesi ile 50,00 TL. ücret farkı, 50 TL. farklı muamele tazminatı ve ıslah ile 8.777,00 TL. fazla mesai ücreti, 6.991,00 TL. ilave tediye alacağı olmak üzere toplam 15.868 TL. tutarı talep etmiş, mahkemece kabul edilen 15.183 TL. olup, reddedilen tutar 685 TL. olduğundan mahkemece hükmedilen vekalet ücreti hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin çıkartılarak, yerine;
“Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre taktiri indirim dışında reddedilen miktar üzerinden 13/2. madde dikkate alınarak hesaplanan 685,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” bendinin yazılmasına,hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.05.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.