Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20640 E. 2017/8663 K. 23.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20640
KARAR NO : 2017/8663
KARAR TARİHİ : 23.05.2017

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Dava dilekçesinin özeti:
Davacı vekili davalı şirket aleyhine “ feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına “ hükmedilmesi talebi ile dava açmıştır.
B) Davalının Cevabı:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı adına katılan olmamış, cevap verilmemiş, delil sunulmamıştır.
C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı:
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve işe iadenin yasal sonuçlarına karar verilmiştir.
D) İstinaf Aşaması:
İlk Derece Mahkemesi’ nin kararına karşı davalı Şirket vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı Şirket vekili istinaf sebebi olarak;
a-Mahkemenin tensip zaptında cevap dilekçesi ve delilleri sunmaları için iki haftalık süre verdiğini, ancak, kesin sürenin savunma hakkının kısıtlanması olduğunu,
Her ne kadar taraflarınca iki haftalık sürede cevap dilekçesi ve deliller sunulmamış da olsa mahkemece tensiple kesin süre verilmesi ve daha sonra kendilerine tebligat yapılmaması,
b- Esasa ilişkin olarak “……davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiği…” sebepleri ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulması talep edilmiş, dilekçe ekinde belge örnekleri sunulmuştur.
F) Bölge Adliye Mahkemesi’ nin Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
G) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi’ nin kararına karşı davalı Şirket vekili tarafından süresinde, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarının nasıl yazılacağı ve neleri ihtiva edeceği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 359. maddesinde çok detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu maddedeki düzenleme emredici niteliktedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 359. Maddesi aynen;
“MADDE 359- (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Kararın neleri içereceğine ilişkin bu kanuni şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı HMK. nun 359. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde;
Kararda davalı tarafın istinaf sebepleri belirtilmemiştir.
Karara karşı istinaf talebinde bulunan tarafın istinaf sebeplerinin Bölge Adliye Mahkemesi’ nin kararında belirtilmemesi HMK. nun 359/d maddesine aykırıdır.
İstinaf sebeplerinin ne olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf incelemesinin sınırlarını belirlediği gibi ( kamu düzenine aykırı haller hariç ) Yargıtay’ın ilgili Dairesi tarafından yapılacak temyiz incelemesinin sınırlarını da ( kamu düzenine aykırı haller hariç ) belirleyecektir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalının istinaf sebeplerinin belirtilmemesi emredici nitelikteki HMK. nun 359/d maddesine aykırı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri değerlendirildiğinde;
HMK. da tensip zaptının tebliğ edileceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Basit yargılama usulüne tabi davalarda cevap verilmesine ilişkin olarak davalı tarafın ne şekilde davranması gerektiği HMK. nun 317/2. maddesinde düzenlenmiş olup, davalı tarafa ayrıca bir süre verilmesinin koşulları belirtilmiştir. HMK. nun 317/2. maddesindeki usul dışında davalı tarafa cevaplarını sunması için ayrıca bir tebligat yapılmasına gerek yoktur. Mahkemenin tensip zaptında tarafların yükümlülüklerine ilişkin fazlası ile açıklamalı ara kararları oluşturulup, tebligat yapılmasında usule aykırı bir hal yoktur.
Mahkemece davalının savunma hakkı kısıtlanmamış, aksine tensipte oluşturulan açıklamalı ara kararları ile taraflara yükümlülükleri hatırlatılmış, buna rağmen savunma ve delil sunma hakkı davalı tarafça kullanılmamıştır.
Hakkında açılan davaya ilişkin dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ve fakat davaya cevap vermeyen, davaya hiç katılmayan, yargılama sırasında süresinde delil sunmayan tarafın kamu düzenine ilişkin olup, re’ sen değerlendirilmesi gereken hususlar dışında tensip ara kararından söz ederek delil sunma hakkı yoktur.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya uygundur.
Sonuç olarak, dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ve fakat davaya cevap vermeyen, davaya hiç katılmayan, yargılama sırasında süresinde delil sunmayan davalı tarafın esasa ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla birlikte yukarıda belirtilen usulü hata nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi’ nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’ nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’ nin temyiz edilen kararının usul hatası nedeni ile bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine, davacının davalı işveren nezdindeki işine iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak taktiren davacının 4 aylık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. si uyarınca ( kararı davacı tarafın temyiz etmediği göz önüne alınarak ) hesaplanan 1.800,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 93,90 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2017 tarihinde kesin olarak, oy birliği ile karar verildi.