YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20949
KARAR NO : 2017/8597
KARAR TARİHİ : 22.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 16/07/2012 tarihinden itibaren makam şoförü olarak çalışmaya başladığını, davalı işverenin müvekkilinin iş akdini haksız ve usule aykırı olarak 30/09/2014 tarihinde feshettiğini, fesih gerekçesi olarak müvekkilinin işten çıkışlarda parmak okutmadığından bahsedildiğini, bu gerekçenin tamamen uydurma olduğunu ileri sürerek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal sonuçlarının hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin davalı şirket ile imzaladığı ikale sonucu sona erdiğini, ikalenin tarafların karşılıklı serbest iradeleri ile imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 30/03/2016 tarih ve 2015/27647 Esas, 2016/7838 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davacı ikale sözleşmesi ile birlikte kendisine fesih bildirimi ve ibraname imzalatıldığını ve bu iki belgeye ihtirazı kayıt koyduğunu iddia ettiği, davalı işveren tanığı ve davacının iş akdinin fesih sürecinin başında olan insan kaynakları müdürü beyanında, davacıya ikale sözleşmesi ile birlikte ibraname de imzalatıldığını ancak ayrı bir fesih bildirimi olmadığını beyan ettiği, taraflar arasında iş sözleşmesinin sona erdirilmesi sözleşmesi 25.09.2014 olup, iş sözleşmesi ise 30.09.2014 tarihinde sözleşmeden beş gün sonra feshedildiği, mahkemece, iddia ve savunmada bahsi geçen ibraname ve fesih bildirimine ilişkin evraklar getirtilerek bu belgeler ışığında dosya içinde bulunan ikale sözleşmesi yukarda açıklanan hukuki olgular kapsamında değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğu; hususuna değinilmiştir
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma ilamı gereği ibraname ve fesih bildirimine ilişkin evrakların sunulması için davalı vekiline süre verildiğini, sadece ihtirazi kayıt konulan ibranamenin sunulduğunu, fesih bildiriminin ise sunulmadığını, ikale sözleşmesinde kıdem-ihbar tazminatı ve 3 aylık ücret kararlaştırılmış olmasından ikale teklifinin davacıdan gelmiş sayılamayacağı ve mevcut durumda davacının ikale imzalamaktaki makul yararı karşılanmadığından, fesih konusunda tarafların iradelerinin uyuştuğundan bahsedilemeyeceğinden, işe iade davasında feshin geçerli nedenle yapıldığını ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafça ispat külfeti yerine getirilmediğinden feshin geçersiz olduğu ve davacının işe iadesinin gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İkale, iş sözleşmesinin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olduğundan tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Bu bağlamda ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaat (makul yarar) sağlanmalıdır. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı bozma kararı öncesinde ibraname ve fesih bildirimine ihtirazı kayıt koyduğunu belirterek ikale sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de, bozma kararı sonrasında dosya içine alınan ibranamenin davacı tarafından “tüm geçmişe dönük haklarım saklı kalmak kaydıyla kabul ediyorum” yönünde kayıt konularak imzalandığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, ibranamedeki bu kayıt, iş akdinin feshine ilişkin olmayıp, geçmişe yönelik haklara ilişkin olduğundan bu kayıt ikale sözleşmesini geçersiz kılmaz. İkale ile kıdem ve ihbar tazminatları yanında ek ödemede yapılmış olup, davacı işçiye makul yarar sağlanmıştır. Saptanan bu durum karşısında, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 110,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 22/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.