Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/21092 E. 2020/17075 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/21092
KARAR NO : 2020/17075
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : Samsun 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı … Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti. bünyesinde 01/10/1998 tarihinden 01/12/2014 tarihine kadar güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, müvekkilinin işyerinde sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı halde sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, müvekkilinin kalorifer ateşleme belgesine sahip olmadığı halde kalorifer yakmaya zorlandığını, ücretinin asgari ücret olarak gösterildiğini ve diğer işçilik alacakları olan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi ile yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini, iş sözleşmesine bu sebeplerle işçi tarafından haklı sebeple son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasına ilişkin olarak somut bir savunma ortaya konulmadığı, aksi kabul edilse bile davalı … olan ve dinlendiği tarih itibariyle davalı bünyesinde çalışmaya devam eden tanık …’ın beyanından anlaşıldığı üzere üç kişiden oluşan özel güvenlik görevlilerinin çalışma sisteminin iki görevlinin gün içinde çalışırken bir görevlinin de gece çalışması şeklinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları bakımından da geçerlidir.
Somut uyumazlıkta; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sunulan 2013 yılının tamamına, 2014 yılının bir kısmına ait nöbet kayıtları dikkate alınarak davacının haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı, ayda üç hafta tatilinde çalıştığı ve Ramazan Bayramında bir gün, Kurban bayramında ise iki gün hariç tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, sözü edilen hesaplamaya itibar edilerek kayda dayalı yapıldığı gerekçesiyle indirim yapılmadan hesaplanan miktarlar hüküm altına alınmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Davacı tarafından sunulan kayıtlar incelendiğinde; fotokopi niteliğinde olduğu ve kayıtların içeriğinde davalıdan sadır olduğunu ispata yarar herhangi bir imza yada kaşe bulunmadığı, davalı tarafın kayıtların içeriğini kabul etmediği dolayısıyla bu kayıtların tek başına hükme esas kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Ancak; bu kayıtlar, taraf tanık anlatımları, dosya içeriği, işin niteliği ile aynı gün temyiz incelemesine tabi tutulan Dairemizin 2017/18048 Esas sayılı aynı mahiyetteki dava dosyası ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının haftada 18 saat fazla çalışma yaptığının, Ramazan Bayramında 1 gün, Kurban bayramında ise 2 gün hariç tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanısına varılmaktadır.
Ne var ki; Dairemizin 2017/18048 Esas sayılı dava dosyasında davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilmiş olup bu kabulün delil durumuna da uygun olduğu tespit edilmek ile, davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığının kabulü yerine ayda üç hafta tatilinde çalıştığının kabul edilmesi isabetli bulunmamıştır.
Öte yandan; sözü edilen çalışmalarda ispat sadece yazılı belgeler ve işveren kayıtlarına dayanmamaktadır. Davacının sunduğu kayıtlar; tanık anlatımları ve diğer deliller ile birlikte değerlendirilmiştir. Bu tür çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir.Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan alacak miktarına göre takdir edilmelidir.
Açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından % 30’dan aşağı olmamak üzere uygun bir indirim yapılması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.