YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/21607
KARAR NO : 2017/17635
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ : MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu kabul etmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı iş yerinde çalışan 150 işçinin 62 sinin …. Gıda İş Sendikası’na üye olması üzerine T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca 08/06/2015 tarihinde yetki tespit belgesi düzenlendiğini, işverence haksız ve kötü niyetli olarak toplu iş sözleşmesi süreçlerini uzatmak gayesi ile Sendikanın yetkisine … 3. İş Mahkemesi’nin 2015/417 E. sayılı dosyası ile itiraz edildiğini, işverenin özellikle sendikal örgütlenmenin başını çektiğini düşündüğü işçilerin arasında saygı duyulan ve ustabaşı görevinde bulunan teknik elemanları müvekkili ile başka bir çalışanın iş akdini haksız ve mesnetsiz gerekçelerle 08/09/2015 tarihinde feshettiğini, noterden keşide edilen fesih bildiriminde işçileri çalışma hürriyetini ihlal ettiği çalışma düzenini bozduğu sendika üyesi olmayan işçilere hakaret ettiği sendikaya üye olunması konusunda baskı yaptığı vs gibi gerekçelere dayanıldığını müvekkilinden herhangi bir savunmanın istenilmediğini, müvekkilinin iş akdinin feshinin tek nedenini iş yerindeki sendikal örgütlenmenin başını çeken ve işçiler üzerinde saygı duyulan kişilerden olmasından kaynaklandığını, ayrıca müvekkilinin işverenle hiçbir sorununun olmadığını, davacının işini en iyi şekilde ifa eden ve çalışma arkadaşları ile iyi ilişkileri olan bir çalışan olduğunu iş akdinin feshine kadar hiçbir şekilde uyarı almadan çalıştığını, bu nedenlerle de iş akdinin feshini gerektiren hiçbir nedenin olmadığını, davalı işverenin müvekkili davacının iş akdini feshettikten çok kısa bir süre sonra 14-15 Eylül 2015 tarihinde 23 sendikalı işçinin iş akdini feshettiğini, davalı işverenin bir yanda Anayasal bir hak olan sendikaya üye olan işçilerin iş akitlerini sendikal nedenle feshederek anayasayı ihlal ederken diğer yandan toplu işten çıkarma ile ilgili yasa maddelerine aykırı davranarak suç işlediğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde 05 Mayıs 2014 tarihine kadar ‘üretim operatörü’ olarak çalıştığını, müvekkil Şirketin doğrudan yabancı sermaye yatırımı esasları ve mevzuatı gereğince tüm payları yabancı tüzelkişiliklere ait olduğunu aroma üretimi ve satışı ile sadece esans satışına aracılık hizmetleri ile iştigal ettiğini, 08 Haziran 2015 tarihi itibariyle … Gıda İş Sendikası işletme yasal çoğunluk rakamını sağladığı iddiası ile T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvuruda bulunduğunu ve bunun üzerine akabinde Bakanlık tarafından müvekkil Şirkete Sendikanın işletme yetki tespitine ilişkin yazı tebliğ edildiğini, bu yazıya karşı …, ayrı bir işletmesi olmaması ve bu sebeple yeterli çoğunluk sağlanamadığı gerekçesi ile süresi içerisinde yasal haklarını kullanarak … 3. İş Mahkemesinin 2015/417 E. Sayılı dosyası ile yetki tespitine itiraz ederek dava açtığını, davanın da halen derdest olduğunu, bu süreçte davacının,… işyerinde sendikalı olmayan veya sendika üyesi iken üyelikten ayrılan çalışanları tehdit ve hakaret ederek baskı yaptığını, buna ilişkin olarak müvekkil Şirket çalışanlarından….. 03 Eylül 2015 tarihinde, ….. ve …. 07 Eylül 2015 tarihinde davacı hakkında şikayet dilekçelerini müvekkil Şirkete ibraz ettiklerini, davacının çalışanı sendikadan istifa etmesi nedeniyle açıkça tehdit ettiğinin anlaşıldığı, ayrıca sendika yetkilisinin de kendisini tehdit ettiğini ileterek çalışanda rahatsızlık yarattığını, hatta davacının davranışlarının çalışanın özel ve aile hayatını da etkilediğini, bu eylemlerin kanunda belirtildiği üzere başlı başına haklı sebep oluşturduğunu, bu durumda davacının iş akdinin 25. maddenin II. fıkrasının (d) bendi uyarınca haklı olarak derhal feshedildiğini, davacının iş akdinin feshedilmesi üzerine…… Organize Sanayi Bölgesinde mukim işyerinin önünde sendika yetkilileri ile eyleme başladıklarını, ancak davacının bu süreçte yasal zeminden çıkarak,…. çalışanlarına ve yöneticilerine karşı rahatsız edici ve suça konu olabilecek eylemlerde bulunduğunu ve halen bulunmaya devam ettiğini, davacının iş akdinin sendikal sebeplerle feshedildiği iddialarının doğru olmadığını, Sendikaya üye olmak herkesin ve dolayısıyla da müvekkil Şirket çalışanlarının anayasal hakkı olduğunu, bu doğrultuda kimsenin sendikalı olma hakkına müdahalesinin söz konusu olmadığını, feshin sendika üyeliği nedeni ile yapılıp yapılmadığının tespitinde, ayrıca işten çıkarılan sendikalı işçi sayısı da dikkate alınmasının gerektiğini, davacı ile birlikte sadece bir işçinin çıkarıldığını, kaldı ki bu noktada davacının haksızlığını dilekçesinde zaten kendisinin de dile getirmekte olduğunu, zira davacının da belirttiği gibi sendikanın yetki belgesi alması durumunda çoğunluk yetki tespiti başvuru tarihine göre değerlendirileceğinden davacının iş akdinin feshedilmesinin sendikanın yetkisine etki etmeyeceğini, diğer iş akdi feshedilen işçi hakkında da davacı gibi işçilerin şikayetlerinin söz konusu olduğunu, bu sebeple her iki işçi işçilerin can güvenliğinin ve işyerinin düzenin korunması amacı ile işten çıkartıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının iş akdi davalı işverence davacının savunması alınmadan feshedildiğinden geçersiz olduğu, davacının diğer işçilere baskı yaptığına ve hakaret ve tehdit ettiğine ilişkin somut bir delilin de bulunmadığı, davalı tanıklarının halen işyerinde çalışıyor olmaları nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği, ayrıca fesih bildiriminden davalı işverenin davacının iş akdini sendikal çalışmalarından dolayı feshettiği açıkça anlaşıldığından feshin sendikal sebeple yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararını davacının söz ve davranışlarına maruz kalan işçi davacı ile barışmamakla beraber ondan şikayetçi olmadığını söylediği, dosya içeriğine, somut olayın özelliklerine ve özellikle….. isimli işçinin davacıdan şikayetçi olmadığını söylemiş olmasına göre 2007 yılından bu yana davalı işyerinde çalıştığı anlaşılan işçinin feshe gerekçe yapılan davranışları iş akdinin haklı feshini gerektirecek boyutta bulunmadığı, ancak iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığının kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle somut uyuşmazlıkta, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli neden bulunduğundan istemin reddi yerine kabulünün hatalı olduğu, yargılamada bir eksiklik bulunmadığından HMK.nun 353/1-b-2 maddesine göre bu hatanın düzeltilmesi yoluna gidildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili feshin geçersiz olduğu, davalı Şirket vekili ise feshin haklı nedenle yapıldığı gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre; davacı işçinin iş akdi sendikal faaliyet yürütürken meşru sınırların dışına çıkarak davalı işyerinde çalışan başka işçiler üzerinde baskı ve tehdit uyguladığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir.
Öte yandan davalı tanıklarınca doğrulandığı gibi aynı iddia ile davacı hakkında açılan ceza yargılaması sonunda …. 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/700 E. sayılı dosyasında sanık olan davacı için isnad edilen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun sübut bulduğu kanaatiyle 10 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve itiraza tabi olan bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Açıklanan delil durumuna göre davalının feshe konu ettiği “davacının bir başka işçiye baskı ve tehditte bulunduğu” savunması kanıtlanmıştır.
Her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacının söz ve davranışlarına maruz kalan….. adlı işçinin davacı ile barışmamakla birlikte ondan şikayetçi olmadığını söylemesi ve 2007 yılından itibaren davalı işyerinde çalışması karşısında feshe konu davranışlarının haklı feshi gerektirecek boyutta bulunmadığı, ancak geçerli nedenin bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesinin işe iade kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; işveren feshinin dayanağının sadece işyeri çalışanı …. ya karşı yapılan davranışlardan kaynaklanmadığı, “çalışanları sendikaya üye olmadıkları veya sendika üyeliğinden istifa ettikleri için tehdit etmesi, diğer çalışanlar üzerinde korku ve baskı oluşturması, diğer çalışanları rahatsız ederek çalışmalarını engellemesi sebebiyle haklı nedenle yapıldığının anlaşılması karşısında varılan sonucun isabetli olmadığı görülmüştür. Keza davacının kıdemi de feshin haklılığı veya geçerliliği hususunda ele alınması gereken kriterlerde olmayıp sadece işgüvencesi tazminat miktarının saptanmasında gözetilmesi gereken kriterlerdendir.
Dosyadaki bilgi, belge ile ceza dosyasındaki maddi vaka saptamasına göre; davanın işveren feshinin haklı nedene dayandığının ispatlandığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek reddine karar verilmesi hatalıdır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL. karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL. harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL. karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 108,90 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Kesin olarak 07.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.