YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23527
KARAR NO : 2017/17029
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 20/06/2008-19/08/2014 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerinin değiştirme teklif ettiklerini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince işyeri değişikliğinin makul ve objektif nedenin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince 01.12.2016 tarihinde taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçesi açıklanmayan bir hüküm özeti tefhiminin mevcut olduğu, 13.02.2017 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığı gerekçeli kararın 06.03.2017 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren başladığı, 14.03.2017 tarihinde başvuru süresinin dolduğu, her ne kadar 01.12.2016 tarihinde süre tutum dilekçesi adı altında dilekçe verilerek başvurma harcı yatırılıp gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmadığı, iş mahkemelerinden verilen kararlara karşı istinaf başvurusu için tefhimle sürenin başlaması noktasında kararın gerekçesiyle birlikte tefhimi şartının aranması gerektiği, gerekçesi açıklanmamış bir hükmün HMK kapsamında tefhim edilmiş bir hüküm olamayacağı bu nedenle istinaf süresinin başlamış sayılamayacağı, başvuru sebeplerini gerekçelerini gösterir istinaf başvuru dilekçesinin yasal süre içinde sunulmadığı, kamu düzenine ilişkin hususların re’sen incelenmesi gerektiği, Dairece kendiliğinden gözetilmesi gereken bir husus veya kamu düzenine aykırı bir husus mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Bölge adliye mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
E)Gerekçe:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrasında “İstinaf yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür” düzenlemesi bulunmaktadır.
İlk derece mahkemesince gerekçesi açıklanmamış bir hükmün HMK kapsamında tefhim edilmiş bir hüküm olamayacağı ve gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinaf kanun yoluna başvurma süresinin başlamayacağı yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi’nin kabulü usul ve yasaya uygundur.
Ancak 5521 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasında karar yüze karşı verilmişse nihai kararın tefhiminden itibaren sürenin başlayacağı belirtildiğinden uygulamada yargılamanın tarafları hükme karşı hukuki güvenliklerini sağlamak adına karara karşı kanun yoluna başvurduğunu gerekçeli kararın tebliği ile gerekçelerini sunacaklarını belirten dilekçe vermektedirler.
İlk derece mahkemesince gerekçesi 6100 sayılı HMK hükümlerine göre açıklanmayan bir nihai karar verildikten sonra istinaf kanun yoluna başvuru süresi başlamasa da taraflardan birinin istinaf kanun yoluna başvurduğu yönünde dilekçe vermesi durumunda tarafın istinaf başvurusunu süresinde yaptığı kabul edilmelidir. Aksinin kabulü yargılamanın taraflarının hükme karşı hukuki güvenliklerini korumak adına yaptıkları kanun yolu başvurularının yapılmamış sayılması gibi hukuka aykırı sonuca yol açacaktır.
İlk derece mahkemesince nihai kararın 01.12.2016 tarihinde verildiği davalının 01.12.2016 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, istinaf kanun yolu başvurusunun süresinde olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf kanun yoluna başvurma süresi başlamadan davalının istinaf yoluna başvurma dilekçesinin yok sayılarak tebliğden itibaren süresinde istinaf başvurusu yapılmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının gerekçe kısmında istinaf dilekçesinin yasal süre içinde sunulmadığı belirtildikten sonra kamu düzenine ilişkin hususların re’sen incelenmesi gerektiği kamu düzenine aykırı bir hususun da mevcut olmadığı belirtilmiştir.
Öncelikle eğer süresinde bir istinaf başvurusu yoksa istinaf başvurusu bu nedenle reddedilmelidir. İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin kamu düzenine aykırılık olup olmadığı yönünden yapılan inceleme esasa yönelik bir incelemedir.
Hem süresinde istinaf başvurusu yapılmadığı belirtilip hem de esasa yönelik inceleme yapılması da usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu yönüyle de hatalıdır.
Ancak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi yerine usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu aykırılıkların sonuca etkisi olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 vd. maddeleri uyarınca yukarıda yer alan değişik gerekçeyle ONANMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine onama kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.