Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/25184 E. 2017/15279 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/25184
KARAR NO : 2017/15279
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacı işçinin 2001 tarihinde işe başladığını, davalı şirkette iş akdinin sona erdirildiği 31.10.2013 tarihinde son olarak saha müdürü unvanıyla çalıştığını, kendisine tebliğ edilen fesih ihtarnamesi ile 31.10.2013 tarihi mesai saati bitimi itibariyle iş akdine son verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin iş güvencesi kapsamında olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin iş sözleşmesini feshetmesinin geçerli bir nedene dayanmadığını, usule aykırı olduğu, davalı şirketin müvekkiline çektiği ihtarda şirketin yeniden yapılandırılması ve istihdamda daralmaya gidildiğinin gösterildiğini, ancak davalı şirketin bu gerekçesinin tamamen mesnetsiz ve farazi olduğunu, davalı şirketin mali sıkıntıda olduğunu bu nedenle daralmaya gittiğini iddia ederek esasen geçersiz feshini işyeri ve işin gerekliliğinden kaynaklanıyormuş gibi göstermeye, geçerli bir nedene dayandırmaya çalıştığını, davalının gerek bireysel gerekse ülkesel bir ekonomik kriz yaşanmadığı halde müvekkilin iş akdini geçerli bir neden olmaksızın feshettiğini, bir an için mali sıkıntı içinde olduğu düşünülse bile feshi en son çare değil ilk çare olarak düşündüğünü, arz ettikleri nedenlerle; müvekkilinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve eski işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; İlaç sektöründe yaşanan ekonomik olumsuzlukların yıllar içerisinde müvekkili şirketi de etkilediğini ve yeniden yapılanarak daralma zaruretinin oluştuğunu, ilaç sektöründe değişen tanıtım koşullarının tanıtımın yerine getirilmesini zorlaştırdığı gibi tanıtımdan beklenen fayda da çeşitli unsurlara bağlı olarak azaldığından saha çalışmasının küçülerek yeniden yapılanması zaruretinin doğduğunu, müvekkili şirket yönetim kurulu tarafından ilaç sektöründeki olumsuzluklara bağlı olarak alınan karar uyarınca şirket kadrolarının yeniden yapılandırılmasına ve buna bağlı olarak istihdamda daralmaya gidilmesine ve şirket personelinden takriben %25-30 oranında personelin iş akdinin sona erdirilmesine karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından toplu çıkış prosedürü de yerine getirildiğini, davacının iş akdinin yazılı olarak geçerli nedenle feshedildiğini, toplu çıkış kararına istinaden yönetim kurulu tarafından takriben % 25-30 oranında personelin fesih işleminin gerçekleştirilebileceği kararı alınmasına ve bu doğrultuda işkur’a 262 kişilik bildirimde bulunulmasına rağmen fesih sürecinde feshin son çare olduğu gözetilerek 211 kişinin iş akdinin feshedilerek sayının azaltıldığını, yeniden yapılandırma ihtiyacının ekonomik sebeplerle değil işin yürütümüne bağlı daralma kapsamında yapıldığından davacı vekilinin dava dilekçesindeki ekonomik tedbirlerin alınmadığına ilişkin iddialarının dayanağının bulunmadığını, istihdamda daralmaya bağlı olarak yeni elaman alımı yapılmadığını, oluşan boş pozisyonlar için toplu çıkışla iş akdi sonlandırılan personelin boşalan kadrolar nedeniyle oluşan ihtiyaç halinde öncelikli olarak işe çağırılarak yeniden işbaşı yaptıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddi yönündeki ilk kararı davacının temyizi üzerine Dairemizin 02.07.2015 tarihli, 2015/15754 E., 2015/23889 K. sayılı kararıyla “hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, fesih bildiriminde belirtildiği şekilde … sahalarının birleştirilip birleştirilmediği, davacının pozisyonunun kapatılıp kapatılmadığı, işe alınan ve çıkarılanların görev tanımları işe alınan varsa hangi pozisyonda ve hangi birime alındığı feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma sonrası yapılan araştırma sonucunda davacının görev yaptığı bölge müdürlüğünün kapatılıp organizasyonel değişiklik yapılmakla birlikte davalı işverence norm kadro çalışması yapılmadığı, organizasyonel değişikliğin ve istihdamdaki daralmanın neye göre ve ne şekilde yapıldığının belli olmadığı davacının iş sözleşmesinin feshinden önce de işçi almak ve sonra işçi çıkarmak suretiyle tutarlı davranmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; işveren feshi ülkedeki ilaç piyasasında gerçekleşen düzenlemelerin şirketi olumsuz yönde etkilemesi sebebiyle alınan yeniden yapılanma kararına dayalı gerçekleştirilmiştir. Yeniden yapılanma işletmesel karardır.
Davacı fesih tarihinde … 7 bölge müdürlüğü pozisyonunda görev yapmaktadır. Buna bağlı olarak, yazılı fesih bildiriminde çalıştığı bölgenin birleştirilmesi nedeniyle … 7 bölge müdürlüğü pozisyonunun kaldırıldığı ve pozisyonuna eşdeğer bir pozisyonun bulunmadığı belirtilmiştir.
Bozma sonrası yapılan araştırma sonucunda davacının görev yaptığı bölge müdürlüğü pozisyonunun kapatıldığı ve yerine aynı pozisyonda işçi alınmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar işbu dosya ve emsal dosyalardan (2017/14978, 2017/14971, 2017/14972, 2017/143 E. sayılı dosyalar) fesihten sonra bir kısım bölge müdürlerinin işe davet edildiği tespit edilmişse de, söz konusu işe davetler bölge müdürlerine yapılıp fesihten 5 ay sonrasına ilişkin olduğu gibi teklif edilen pozisyon ürün tanıtım elemanlığıdır. Fesihten 5 ay sonra daha alt bir pozisyona ve daha önce işten çıkarılan işçilere o tarihte oluşan açığa göre işe davet bildirimi gönderilmesi işverenin fesihte tutarsız veya feshin son çare olması ilkesine aykırı davrandığı anlamında yorumlanmamalıdır. Ayrıca aynı tarihte aynı nedenle işten çıkarılan davacı gibi bölge müdürü olarak çalışan işçilerin açtıkları işe iade davalarında Dairemizin araştırmaya yönelik bozma kararı sonrasında mahkemece feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddi yönündeki kararlar Dairemizin 2016/7360-7364 esas sayılı kararları ile onanmıştır.
Bu açıklamalar ve deliller karşısında davacının iş sözleşmesi feshinin geçerli nedene dayandığından davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 2.045,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.