Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/26561 E. 2017/18393 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26561
KARAR NO : 2017/18393
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, T.C. …’nın 11 Nisan 2015 Tarih, 29323 sayılı Resmi Gazetesinde yer alan 2015/36 sayılı tespit kararındaki işyerinin “Sağlık ve Sosyal Hizmetler” işkoluna girdiği yolundaki tespitin hatalı olduğunu aslında söz konusu işin “Ticaret Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar” işkoluna girdiğini belirterek bunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
…. Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
…. Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sendika, T.C. …’nın 11 Nisan 2015 Tarih, 29323 sayılı Resmi Gazetesinde yer alan 2015/36 sayılı tespit kararındaki işyerinin “Sağlık ve Sosyal Hizmetler” işkoluna girdiği yolundaki tespitin hatalı olduğunu aslında söz konusu işin “Ticaret Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar” işkoluna girdiğini belirterek bunun iptalini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … İsçileri Sendikası Sendika tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından 6356 sayılı Sendikalar Kanunumun 5, maddesine göre Sağlık Bakanlığı … Meslek Hastalıkları Hastanesi,… Eğitim ve Araştırma Hastanesi, …. Devlet Hastanesi, … Devlet Hastanesi işyerinin ve burada çalışan işçilerin hangi işkoluna girdiğinin tespiti için başvuru yapıldığını, bu başvuru üzerine …’nın işyerinde yapılan işler ile işçilerin ne iş yaptıkları, ihale sözleşmesinin niteliği, işçilerin çalıştıkları birimler dikkate alınarak işyerinde müfettişler aracılığıyla yaptığı inceleme sonucunda dava konusu işyerinde hasta karşılama ve yönlendirme işlerinin yürütülmesi işleri için … İnşaat Temizlik Tur. ve Tic. A.Ş, arasında imzalanan hizmet alım işi sözleşmesi gereğince adı geçen şirket tarafından hastanede sağlık hizmetleriyle ilgili her türlü hasta kabul, hasta taburcu işlemleri, hasta bakımı, polikliniklerde sekreterlik, arşivleme, bilgilendirme gibi hizmetlerin yapılması nedeniyle İşkolları Yönetmeliğinin 17 sıra numaralı ‘sağlık ve sosyal hizmetler’ işkolunda yer aldığının tespit edildiğinin bildirildiğini, bu hastanede yapılan ‘sterilizasyon hizmet alımı işi gereği hastane ve bağlı polikliniklerde her türlü steril temizlik ve hasta taşıma, bakım, yönlendirme vs. özürlüğü ve yaşlı hastaların hizmet almasına yardımcı olmak ve konuyla ilgili çeşitli kayıt ve raporları tutmak, ilgili birimlere ulaştırmanın, doğru faturalandırmanın ve veri hazırlama kontrol işletmenliğinin işlerin yapılması gerekçesiyle yapılan tüm bu İşlerin sağlık ve sosyal hizmetler İşkolunda olduğunun bildirildiğini. Bakanlığın 2015/48 sayılı bu tespit kararının 11.04.2015 tarih ve 29323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığını 6356 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 5. maddesi ve İşkolları Yönetmeliğine göre Hastanelerin sağlık işkoluna girdiğini, 17 sıra numaralı İşkolları Yönetmeliğinde Sağlık ve Sosyal Hizmetler İşkoluna giren işlerin tek tek sayıldığını ve ‘Hastaneler».*bakım ve dinlenme evleri, doğum ve çocuk bakım evleri, kreşler… gibi sağlık kuruluşları ve benzerleri ile her türlü sağlık işleri’ nin 17 sıra numaralı işkoluna gireceğinin tespit edildiğini, bazı işlerin ihale ile başka şirkete verilmiş olması yapılan işi ve işyerini değiştirmediğini, asıl işveren ait İşveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, muvazaanın resen gözetilmesi olduğunu, İstanbul 13. İş Mahkemesinin 2012/16 E., … 13. İş Mahkemesinin 2012/484 E, ve … İş Mahkemesinin 2010/521-522 E. sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporlarından ve gerekçeli mahkeme kararları ile aynı mahiyetteki işyerlerinin 17 nolu sağlık ve sosyal hizmetleri işkolunda yer aldığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Tur. Ve Tic. A.s.; hastanelerde yürütülen işlerin T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Birliği ile imzalanan TİP sözleşme kapsamında …. İli … yakasında mevcut 12 hastanenin personel temininin davalı tarafından yapıldığını, 6S52 sayılı yasa uyarınca ilgili davada bu surette Kamu Hastaneleri Birliği’nin davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, iş alım sürecinin 31.12.2015 tarihinde son bulmakta olduğunu, bu hali İle dava sonuçlanmadan önceden husumet yöneltilen alt işverenin değişmiş olacağım, söz konusu işçilerin kesintisiz olarak davalı … nezdinde çalışmasının olmayacağını, davanın asıl hasmının ilgili işyerlerinde işçilerin kesintisiz olarak hizmet alımı suretiyle farklı firmaların işçisi olarak çalıştıran Kamu Hastaneleri Birliği olduğunu, dava konusu İşyerlerinde çalışan İşçilerin listesi ile davacı … davalı sendikaların üye kayıt fişlerinin getirilmek suretiyle davacının davayı açma da hukuki yararının olup olmadığının bu haliyle tespitinin gerektiğini beyan ederek; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili; söz konusu İşyerlerinde hastane ve sağlık hizmetlerinin bir parçası olan tıbbi dokümantasyon işlerinin yapıldığı, bu nedenle yapılan işlerin İş Kolları Yönetmeliğinin 17 sıra numaralı ‘Sağlık ve Sosyal Hizmetler1 işkolunda yer aldığının tespit edildiğini ve buna ilişkin 2015/36 sayılı İşkolu tespit kararının 11.04.2015 tarih ve 29323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden tetkikinin gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yapılan baskın işin “sağlık işi” olduğu, veri işleme, barındırma, diğer bilgi teknolojisi ve bilgisayar hizmetleri, otomasyon, bilgisayar programlama ve danışmanlık faaliyetlerinin yardımcı iş kapsamında kaldığı yapılan işin hastanelerde yapılan iş ve işlemlerden bağımsız bir iş olarak görülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davacı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nce yapılan incelemede bilirkişi raporu göz önüne alınarak mahallinde keşif yapılmasına yer olmadığı verilerin yeterli olduğu, mahkemenin kararında bir isabetsizlik tespit edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak tanımlanmıştır. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma şartlarının aranacağı düzenlenmiştir.
İşkolu tespit davalarında her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyla işkolu tespiti gerekir. Mülga 2821 sayılı Kanun’un 60. maddesinde yer alan “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır” kuralı ise, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Bununla birlikte birbirinden ayrı işyerlerinde asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. Bu noktada ifade etmek gerekir ki, alt işverenin işkolu tespiti, asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenemeyeceği gibi, alt işverenin işkolu tespitinin asıl işverenden ayrı olarak yapılması gerekmektedir. Alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Zira böyle bir durumda, coğrafi olarak aynı alanda faaliyet yürütülse de, hukuki olarak, iş organizasyonu kapsamında alt işverene ait farklı bir işyeri, asıl işverene ait farklı bir işyeri söz konusudur. Nitekim 07.11.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. maddesinin gerekçesinde “Bir işyerinde yürütülen yardımcı işin alt işveren tarafından üstlenilmesi halinde, bu iş artık asıl işveren yönünden yardımcı iş olarak kabul edilemez. Bu işler alt işveren bakımından asıl iş kabul edilir ve işkolu buna göre belirlenir” şeklinde anılan durum açık olarak belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta işkolu tespitine konu müfettiş raporu dosyaya getirtilerek dosya üzerinden alınan bilirkişi raporuyla sonuca ulaşılmışsa da, keşif yapılmadan tespite konu işyerinde çalışan işçilerin fiilen ne iş yaptıkları tespit edilmeksizin verilen karar hatalıdır. Öncelikle tespite konu işyerinde işçilerin hangi işlerde görevlendirildikleri hangi işleri yaptıkları bu işçilerin birey olarak birden fazla işi yapması durumunda zamanlarının ne kadarını hangi işte geçirdikleri, ağırlık olarak hangi işleri yaptıkları tespit edilip, işçilerin yaptıkları işin hangi işkoluna girdiği belirlenirken asıl işverenin işyerinden bağımsız olarak değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir. Eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/11/2017 oybirliğiyle karar verildi.