YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26572
KARAR NO : 2017/19480
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti ve teşvik planı bedeli alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, 02/10/2006 tarihinde işe başladığını,davalı işyerinde mesai saatlerinin 08:00-17:00 saatleri arasında olup yürüttüğü büyük müşteriler bölüm başkanlığı görevi nedeniyle mesai saatlerinin çok üzerinde çalışmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, her mali yıl sonunda kısa vadeli teşvik planı çerçevesinde düzenli olarak prim ödenmiş olmasına rağmen son olarak Nisan 2009-Nisan 2010 dönemine ilişkin olarak Haziran 2010’da yapılan prim ödemesinden yararlandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti, kısa vade teşvik planı primi(ikramiye) alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının mesai saatlerini kendisinin belirlediğini, aylık ücretinin 12.000 TL olduğunu, sosyal hakları ile bu miktarın çok üzerinde aylık gelire sahip olan davacının gerek mesai saatlerini kendisinin ayarlayacak konumda olması ve gerekse yöneticilik görevi gereği yaptığı normal çalışma saatleri dışındaki çalışmaları nedeniyle fazla çalışma ücreti talep hakkı olmayacağını, ayrıca şirkette uygulanan fazla mesai prosedürüne göre çalışanların fazla mesai ücretlerinin fazla mesai bildirim formu ile yaptıkları fazla mesaiyi belgeleyip hiyerarşik üstlerine onaylatmaları ve ilgili birime vermeleri halinde ödendiğini, davacının çalıştığı dönemde insan kaynakları birimine sunduğu bir fazla mesai formu bulunmadığını, ayrıca giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davacının haftalık 45 saati aşan bir çalışmasının bulunmadığını ve fazla mesai ücretine hak kazanamadığının görüleceğini, şirketteki prim ve ikramiye uygulamasının her yıl düzenli olarak yapılan genel bir uygulama olmadığını, bu nedenle davacıya 2009 yılında herhangi bir prim ve ikramiye ödemesi yapılmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Yargıtay bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapıldığı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda aynı bilirkişiden ek raporlar alındığı, bilirkişi tarafından sunulan 22.10.2016 tarihli 2.ek rapor ile 27.06.2017 tarihli 3.ek bilirkişi raporu açık, yeterli ve denetime elverişli olması nedeni ile mahkememizce hükme dayanak yapıldığı, davacının 02.10.2006-01.12.2009 tarihleri arasında satış menajeri olarak davalı şirkette çalıştığı ve en son sıfatının müşteriler bölüm başkanlığı olduğu, bu sıfata sahip davacının üst düzey yönetici olarak kabul edilemeyeceği, alınan bilirkişi raporu ve iş yeri giriş çıkış kayıtlarından davacının fazla mesai alacağı ve prim alacaklarının davalı tarafça davacıya ödenmediğinin sabit görüldüğü gerekçesi ile fazla mesai ücreti ve teşvik primi alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dava tarihinin 10/01/2011 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 11/01/2011 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- İşçinin normal çalışma süresinin sözleşmelerle haftalık kırkbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır.
Somut uyuşmazlıkta, fazla süreler ile çalışma alacağı bakımından, davalı vekili, davacının iş aktine göre haftalık çalışma saati 45 saat olup 40-45 saat arası çalışma için fazla süreler ile çalışma alacağı hesaplanamayacağı yönünde temyiz nedeni ileri sürmüştür.
Davacının iş aktinde davacının fazla mesai yapmayı kabul ettiği, bu sözleşmede hüküm yoksa İş Kanunu’nun uygulanacağı, personel yönetmeliği, ekleri, çalışma ilkeleri gibi şirket içi düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olmakla birlikte haftalık çalışma saatine dair açık düzenleme bulunmamaktadır.
Fazla süreler ile çalışma alacağının, yani 45 saat haftalık çalışma altında kalan sürelerin hesaplanması için buna dayanak olarak taraflar arasında açık bir kabul yada yazılı bir belge bulunmalıdır.
İş aktinde bahsedilen ve ayrıca çalışma saatlerini belirleyen şirket içi belgeler getirtilerek 40-45 saat arası haftalık çalışmayı fazla süreler ile çalışma olarak nitelemeye uygun dayanak yazılı belge olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu konuya ilişkin belge olup olmadığı taraflardan sorularak varsa bildirecekleri belgeler de celbedilmelidir. Haftalık çalışma saatinin 45 saatin altında olduğunu belirten böyle bir dayanak yazılı belge yok ise sadece varsa 45 saat üzeri fazla mesai olarak hesaplanarak hüküm altına alınmalı, fazla süreler ile çalışma hesaplanmamalıdır. Haftalık çalışma saatinin 45 saat altında olduğunu belirten bir işyeri belgesi ya da sözleşme var ise ancak bu durumda fazla süreler ile çalışma da varsa fazla mesai yanında hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.