Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/26804 E. 2018/56 K. 15.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26804
KARAR NO : 2018/56
KARAR TARİHİ : 15.01.2018

…..

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvuru hakkında bir karar vermemiş, davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
….Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin 31.05.2016 tarihinde geçerli bir neden olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin amirleri tarafından verilen talimatlara uymaması ve bu hususta sözlü olarak uyarıldığı halde durumunda herhangi bir düzelme olmadığından ve bu nedenle kendisinden yeterli verim alınamaması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, yapılan iş akdi feshinin haklı ve geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacıya yapılan fesih bildiriminde davacının iş akdinin “…… iş kanunu 25/II maddesi gereği iş akdiniz tek taraflı 31/05/2016 tarihi itibariyle fesih edilerek tazminatsız olarak işten çıkarılacağınızı ihtar ve ihbar ederiz” şeklinde feshedildiği, yapılan yazılı bildirimde fesih nedeninin açık ve net bir şekilde davacıya bildirilmediği, bu nedenle fesih ihbarnamesinin usul ve yasaya uygun yapılmadığı dava dilekçesinde de davacının davalıya fazla mesai talebi nedeniyle dava açtığı, davalıyı zarara sokmak amaçlı hareket ettiği belirtilmiş ise de davacının fazla mesai talebi nedeniyle dava açmasının hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirmesi gerektiği bunun haklı nedenle fesih nedeni oluşturmayacağı, davalının davacının iş akdini feshetmesinin asıl nedenini davacının kendilerine fazla mesai talebiyle dava açmasından kaynaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının iş akdinin haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının iş akdinin amirleri tarafından verilen talimatlara uymaması ve bu hususta sözlü olarak uyarıldığı halde durumunda herhangi bir düzelme olmadığından ve bu nedenle kendisinden yeterli verim alınamaması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirtmiştir.
Davacı vekili süresinde katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusunda; fesih nedenine göre iş güvencesi tazminatının üst sınırdan belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı kurumun, davacının kötü niyetle hareket ettiğini somut delillerle ispat edemediği, davacının dava açması “hak arama özgürlüğü” kapsamında olduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı tarafın istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davacının katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusu hakkında bir karar vermemiştir.
Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri tarafından süresinde, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Gerekçe:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun ardından davacı vekilince süresinde HMK.nun 348/1. maddesi uyarınca katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusu değerlendirilmeden sadece davalı vekilinin yaptığı başvurunun değerlendirilmesi usulen hatalıdır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

….