Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/27557 E. 2020/19258 K. 21.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/27557
KARAR NO : 2020/19258
KARAR TARİHİ : 21.12.2020

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : …. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 01.08.2000 tarihinde işe başlayıp iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe haksız ve tek taraflı olarak feshedildiği 2012 yılı Temmuz ayına kadar kesintisiz çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde çalışmakta iken 2007 yılında emekli olmasına rağmen çalışmasını ara vermeksizin sürdürdüğünü ve emekli olduğu tarihte işveren tarafından tazminat ödenmediğini, güvenlik görevlisi olarak çalışan müvekkilinin son ücretinin net 1.370.00.TL olup ayrıca her dini bayramda birer maaş ikramiye ve yemek yardımından yararlandığını, işyerinde dini ve milli bayram günleri dahil haftada 7 gün 08.00-20.00 veya 20.00-08.00 saatleri arasında günde 12 saat çalışmasına rağmen bu çalışma karşılıklarının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve çalıştığı süre boyunca asgari geçim indirimlerinin de hiç ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş ve esasa ilişkin olarak da davacının çalışma koşulları ve çalışma süresine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortaya bildirilen dönemler dışında herhangi bir çalışması bulunmadığını, aylığının SGK’ya bildirildiği kadar olup eksik prim ödemesinin veya beyan edilmeyen herhangi bir ücretinin söz konusu olmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, çalıştığını iddia ettiği 12 yıla yakın süre hiç izin kullanmadığı ve dini-milli bayram günleri dahil çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının haftalık 45 saat dışında çalışması ve Pazar günleri çalışması olmadığını, davacının iddiasının aksine kendi isteği ile işten ayrılmak istediğini şirkete bildirmesi üzerine müvekkili şirket ile karşılıklı sulh olarak işten ayrıldığını, müvekkili şirket tarafından davacıya mağduriyetini gidermek için kıdem ve ihbar tazminatına karşılık gelen bedellerin ödendiğini ve davacının 30.06.2012 tarihli el yazısı ve imzasını taşıyan yazı ile şirketi ibra ettiğini, her ne kadar davacıya ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiş olsa da, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının yeni bir iş bulmakla ve çalışmaya başlamakla kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, maaşının imzaladığı bordrolardaki gibi olup aksini yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının, 2.600,00 TL bedelli makbuzun dikkate alınmadığına yönelik itirazının kabulü ile …. İş Mahkemesinin 2014/358 esas ve 2016/366 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı ihtilaf konusudur.
Davacı aylık son net ücretinin 1.370,00 TL olduğu iddia etmiş, davalı ücret miktarına yönelik davacı beyanlarını kabul etmemiştir.
Mahkemece, davacının aylık ücretinin emsal ücret araştırmalarına ve SGK kayıtlarındaki prime esas kazanç tutarına göre brüt 1.667,41 TL olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince ücret kabulünün yerinde olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafından sunulan ve Bölge Adliye Mahkemesince, hesaplanmış kıdem tazminatı tutarından mahsup edilen makbuz incelendiğinde davacıya “işten ayrılan personele iki maaş tutarında tazminat bedeli” olduğu açıklanarak 2.600,00 TL ödendiği görülmektedir. Davacının aylık ücretinin tüm dosya kapsamı ve özellikle bu belge nazara alınarak 1.300,00 TL net olduğunun kabul edilmesi ve bu doğrultuda dava konusu alacakların yeniden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.