YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4292
KARAR NO : 2017/6696
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Haziran 2005 tarihinde davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, 23.08.2010 tarihinde iş akdinin hiçbir haklı neden olmadan, siyasi görüş farklılıkları ve müvekkilinin yerine başka bir kişinin alınmak istenmesi gibi kötüniyetli nedenlerle feshedildiğini, ayrıca fazla çalışma, hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile fazla çalışma ve hafta tatili alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işten çıkartılması için alınmış encümen kararı olduğunu, işyerinde işçi fazlalığının bulunduğunu, iddia edildiği gibi davacının siyasi sebeplerle işten çıkarılmadığını, davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı işten ayrıldıktan sonra yerine davacı ile aynı işi yapan Yasin isimli işçinin işe alındığı, bu durumda akdin işverence tek yanlı ve haklı neden olmaksızın feshedildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre, fazla çalışma ücretine de hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dava-ıslah ayrımı yapılmaksızın hükmedilen kıdem tazminatının tamamı için fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kısmi miktar için dava, ıslah ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi davacı temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Tüm tanıkların haftada 6 gün çalışıldığını belirtmelerine göre, davacının hafta tatili ücreti isteminin reddi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
4- Taraflar arasındaki ilişkide kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyi niyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17’nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür. Yasanın 17’nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.
Tazminat miktarının belirlenmesi de Yasa ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötüniyet tazminatının” ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasanın 17’nci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.HD. 12.6.2008 gün 2007/21422 E, 2008/ 15336 K).
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş akdinin haklı neden olmadan ve siyasi nedenlerle kötüniyetli olarak feshedildiğini iddia etmiş ve iddiasını ispat için tanık dinletmiştir. Davacı tanıklarından; Hakkı, “davacının hangi amaçla işinden çıkarıldığına dair bilgim yoktur”, diğer tanık Mehmet, “davacının siyasi nedenlerle işten çıkarıldığını düşünüyorum” şeklinde beyanda bulundukları ve davacı tarafından bu hususla ilgili olarak tanık delili dışında dosyaya herhangi delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında ve yukarıdaki ilkede açıklandığı üzere, iş akdinin feshinde davalının kötü niyetli hareket ettiği kesin ve somut olarak kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekirken gerekçesi dahi belirtilmeden kabulü hatalıdır.
Ayrıca kabule göre, kötüniyet tazminatı için yasal faize hükmedilmesi gerekirken bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi de isabetsizdir.
5- Dava dilekçesinde ihbar tazminatına yasal faiz yürütülmesinin istenmesine ve yasa gereği de ihbar tazminatı için yasal faize hükmedilmesinin gerekmesine rağmen, en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi isabetsizdir.
6- Hükme esas alınan 20/03/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, fazla çalışma 4.941,22 TL. olarak hesaplanmasına karşın raporun sonuç kısmına sehven kök rapordaki 5.698,73 TL.nin; kıdem tazminatı bakımından ise 1.589,91 TL. hesaplanmasına karşın raporun sonuç kısmında yine sehven kök rapordaki 1.744,58 TL. yazılmasına bağlı olarak 4.941,22 TL. olması gereken fazla mesai ücretinin 5.698,73 TL. 1.589,91 TL. olması gereken kıdem tazminatının ise 1.744,58 TL. kabul edilerek hüküm altına alınması da hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.