YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/448
KARAR NO : 2017/19333
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı ve davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan …. Büyükşehir Belediyesi Beyaz Masa Biriminde Rehber-Danışman olarak 18.12.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, davacı ilk işe başladığında Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışmakta iken 3-4 ay sonra bu işlerin ihale ile verildiği şirketler olan….. Tem. Yem. Pos. Dağ. Hizmetleri Tur. Teks. Nak. Pet. Ür. Gıda İnş. Elek. Elektronik Bil. Mad. Oto. Tar. Hay. Su Ür. Deri Cenaze Hiz. Med. San. Tic. Ltd. Şti. – …. Tur. Taş. Or. Tem. Gıda Tic. Ltd. Şti. – …. Müh. İnş. Taah. Tur. Yem. Gıda Nak. Pet. Ür. Tem. Sağ. Bil. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı nezdinde çalışmasına devam ettiğini, davacının iş sözleşmesinin haksız ve gerekçesiz olarak 20.08.2015 tarihinde işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davanın öncelikle; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönlerinden incelenmesini, tespiti halinde davanın bu yönlerden reddini talep ettiklerini, davacının davasını yasal sürede açmadığını, davanın öncelikle süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının, müvekkil kurumun kadrolu işçisi olmayıp, müvekkilinden hizmet alımı suretiyle ihaleyle iş alan davalı şirketin işçisi olarak çalışmış olduğunu, davacının, 01/12/2014 tarihli ve 2014/140746 ihale kayıt numarası ile yapılan hizmet ihalesi kapsamında işe başladığını, ancak, davacının müvekkili kurumun kadrolu işçisi değil, iş ortaklığı şeklinde faaliyet gösteren şirketin işçisi olduğunu, davacının iş akdini feshedenin müvekkili kurum olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili; davacının iş akdinin 20.08.2015 tarihi itibari ile feshedilmiş olduğunu, buna karşın davanın 30.09.2015 tarihinde ikame edildiğini, davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın öncelikle süre yönünden reddini, müvekkili bünyesinde 01.03.2015-20.08.2015 tarihleri arasında çalışan davacının işe iade talebinde bulunması için yasal koşul olan 6 aylık kıdemi bulunmadığını, bu nedenle davacının işe iade talebinde bulunmasının şartlarının iş bu davada mevcut olmadığını savunarak davanın bu nedenle de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının … Büyükşehir Belediyesi Beyaz Masa Biriminde Rehber-Danışman olarak 18/12/2014 tarihinde çalışmaya başladığı ve iş akdinin feshedildiği 20/08/2015 tarihinde iş akdinin haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiği, davalılar arasında muvazaaa söz konusu olduğu şirketin kağıt üzerinde işlerliği olup,her türlü işlem ve asıl işveren tarafından yapıldığı, davacının yaptığı iş ve işin konusu Belediyenin asli işlerden olduğundan ve bir süre davacı Belediyeye bağlı olarak da çalıştırıldığından asli işlerinden olduğundan ve bir süre davacı Belediyeye bağlı olarak da çalıştırıldığından asıl işveren şirkete verilmesi muvazaalı bir işlem olacağı gerekçesiyle, davacının işverence yapılan hizmet akdinin feshin geçersizliğine, davacının … Tem. Yem. Pos. Dağ. Hizmetleri Tur. Teks. Nak. Pet. Ür. Gıda İnş. Elek. Elektronik Bil. Mad. Oto. Tar. Hay. Su Ür. Deri Cenaze Hiz. Med. San. Tic. Ltd. Şti. – … Tur. Taş. Or. Tem. Gıda Tic. Ltd. Şti. -… Müh. İnş. Taah. Tur. Yem. Gıda Nak. Pet. Ür. Tem. Sağ. Bil. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı işyerindeki işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı avukatı ile davalılardan … avukatı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 . maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas – 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve 6100 sayılı HMK’nın 298. maddesi uyarınca hüküm fıkrası ile gerekçe arasında veya tefhim edilen kısa karar ile gerekçe arasında çelişki olması bozma sebebidir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece gerekçe kısmında davalılar arasındaki hizmet alım işinin muvazaaya dayandığı ve davacının yaptığı işin belediyenin asli işlerinden olduğu kabul edilmesine rağmen gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde davacının alt işveren şirket olan davalı iş ortaklığı nezdinde işine iadesine karar verilmesi gerekçeli karar ile hükmü fıkrası çelişkisine neden olmuştur. Kararın sırf bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.