YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4969
KARAR NO : 2017/8512
KARAR TARİHİ : 22.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde faaliyet gösteren Antalya Deepo Alışveriş Merkezi içinde kurulu Mısırcım adlı standta satış elemanı olarak 22.04.2008 tarihinde işe başladığını ve iş akdinin haksız sebeple işveren tarafından feshedildiği 23.01.2013 tarihine kadar sürekli olarak çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin tarafından ödenmediğini, ayrıca ulusal ve resmi tatillerde çalıştığını, bunların tarafına ödenmesi için işveren ile sözlü olarak görüştüğünü, ancak bu tarihten itibaren müvekkilinin davalı işveren tarafından işyerinde mobbing uygulamasına maruz bırakıldığını, tazminat alacaklarını almadan işi bırakmasının istendiğini, müvekkilinin kabul etmediğini, bunun üzerine hırsızlık yaptığı iddiası ile müvekkiline iftira atıldığını, 22.01.2013 tarihinde haftalık iznini kullandığı sırada müvekkilinin sigortasını durdurduğunu ve haberi olmadan işten çıkartıldığını, 23.01.2013 tarihinde işe gelen davacının işe alınmadığını ve kovulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 23.01.2013 tarihli ihtarname ile iş akdini feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ve ulusal bayram, genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işyerinde tek sorumlu olduğunu, yanında … diye bir işçinin daha çalıştığını, 22.01.2013 tarihinde yanında çalıştığı …’a işe gelmeyeceğini ifade ettiğini ve işi bıraktığını, bilahare işi terk etmesine kılıf uydurmak için işyerinde çalışmayan kişilerle sahte tutanak tuttuğunu, kendisini işe almayacak yetkilinin dahi çalıştığı işyerinde olmadığını, şirket yetkililerinin tamamının İstanbul’da ikamet ettiklerini, davacının kendi kendini işe almadığını, davacının İstanbul’dan gönderilen ürünleri teslim alıp sattığını, davacı ile üç ayda bir hesaplaşma yaptıklarını, hesaplaşmalarda açığının çıktığını, daha sonraki günlerde açığın giderek arttığını, davacının ürün bedellerinin bir kısmını T.C. İş Bankası …Şubesindeki hesabına ATM’den aktardığının tespit edildiğini, bunun ile ilgili olarak davacı hakkında şikayetçi olduklarını, davacının alacaklarının banka kanalı ile ödendiğini, bu sebeple davacının ücrete ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, davacının SGK kayıtlarından anlaşılacağı üzere çıkışının verildiği 16.02.2013 günü başka bir işyerine ait standda işe başladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve ulusal bayram, genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Mahkeme kararının gerekçesinde bir yandan “İşveren ile yaşamış olduğu problemleri işverenin öğrendiği zaman altı iş günü içinde işleme koymaması, zamana bırakması, oldukça düşündürücü ve ileride daha büyük problemlere yol açabileceği ihtimalide gözönüne alındığında, davacı işçinin hizmet akdini haklı olarak fesih etmiş olduğu kanaatine varılmıştır.” denilmesine rağmen diğer yandan “Davalı işveren, davacının iş akdinin, ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde sona erdiğini veya erdirildiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Buna göre davacının almaya hak kazandığı ihbar tazminatı alacağının brüt 1.825,04 TL. olduğu anlaşılmıştır.” denilerek ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi hem gerekçe içinde hem de hüküm sonucu ile gerekçe arasında çelişkiye neden olmuştur.
Gerekçe ile hüküm sonucu arasındaki bu açık aykırılık 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırıdır.
Gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki olamayacağı hususu 6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesinde de özellikle düzenlenmiştir.
Gerekçe – hüküm sonucu arasında çelişki taşıyan ve YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Karar gerekçesinde ulusal bayram, genel tatil alacaklarına %30 indirim oranında hakkaniyet indirimi uygulandığının açıklanmasına rağmen bu alacağın indirimsiz olarak hüküm altına alınması da hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.