YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6016
KARAR NO : 2020/17820
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıların davacı kuruma bağlı … Çay Fabrikası’nda işçi olarak çalıştıklarını, … Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca yapılan tahkikat sonucunda, davalılara fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalıların gece çalışma zammı adı altıda almış oldukları ücretin gerçek duruma uygun olmadığını, aslında gece çalışmalarının bulunmadığı ve haksız olarak kendilere bu ücretlerin ödendiğinin tespit edildiğini, yapılan haksız ödemelerin miktarı hesaplanarak, rızaen iadesi için davalılara tebligat yapıldığını, ancak davalıların rızaen ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini belirterek, …’dan 1.409,41 TL (Temerrüt tarihi 17/04/2015); …’dan 1.645,27 TL (temerrüt tarihi 17/04/2015); …’dan 919,97 TL (temerrüt tarihi 17/04/2015); …’dan 2.092,70 TL (Temerrüt tarihi 17/04/2016 ve …’den 751,76 TL (temerrüt tarihi 20/04/2015) olmak üzere toplam 6.819,11 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacı kuruma ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacı kurumun dava dilekçesinde her bir davalı için ileri sürmüş olduğu yapılan haksız ödemelere ilişkin alacak davasındaki beyanların gerçek beyanlar olmadığını, davacı kurumca davalılara yapılan ödemelerin fiili olarak çalışmış olduğu zaman ve saat ücretlerine karşı yapılan ödemeler olduğunu, davalıların davacı kurumda çalışmış olduğu tüm gün ve mesai saatlerini, davalıların kendisi değil çalışmış olduğu iş yerinin en yetkili müdürleri tarafından düzenlenip hazırlandığını, ona göre işçi sıfatında olan davalıların çalıştığını, davalıların 4857 sayılı İş Kanunu mevzuatına tabi olduklarını, bu nedenle davalıların çalışmış olduğu davacı kuruma bağlı … Çay Fabrikası Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalışma saatlerine uymak zorunda olduklarını, aksi halde iş akdinin fesih sebebi sayılacağını, davalıların çalışmış oldukları fabrika müdürünün talimatları doğrultusunda bilfiil olarak çalıştıklarını, çalışma saatleri karşılığı olan ücret alacaklarını aldıklarını, davalıların çalışma saat ücret karşılıklarını almamış olmaları halinde davacı kurum hakkında alacak davası açma hakkına sahip olacağını, ayrıca davalıların ücret alacaklarını ödememiş olsaydı sebepsiz zenginleşmiş olacağını, davalı kurumun davalıların çalışma saatlerinin yersiz olduğu iddiasına ise ve kurumun zararı varsa bu zararın temini için, davalılar aleyhine değil müdür sıfatında o tarihte yetkili müdür kim ise ona karşı kusuru nedeniyle tazminat veya alacak davası açabileceğini, bu nedenle husumet yönünden de itirazda bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda dava arkadaşlığı, mecburi ve ihtiyari dava arkadaşlığı olmak üzere iki ana başlık altında düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun’un “ihtiyari dava arkadaşlığı” başlıklı 57. maddesinde; davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması; ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri ve davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması hallerinde, birden çok kişinin birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Mecburi dava arkadaşlığı” başlıklı 59. maddesi ise “Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.” Hükmünü içermektedir.
Birden çok kişinin, dava arkadaşlığı koşulları bulunmaksızın, birlikte dava açabilmeleri ya da kendilerine karşı birlikte dava açılması usul hükümlerine göre mümkün değildir.
Ayrıca, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olsa bile, işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkların özelliği gereği, bu tür davaların birlikte görülmesi doğru değildir. Zira, iddia ve savunmanın usulüne uygun şekilde araştırılması, delillerin tümüyle toplanıp ayrıntılı olarak değerlendirilmesi, hukuki gerçekliğin tam olarak sağlanması ve ayrıca kararın Yargıtay denetimine elverişli olabilmesi için davaların her bir işçi için ayrı ayrı görülüp sonuçlandırılmasında zorunluluk vardır.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, aynı işyerinde çalışan davalılar adına aynı dava dilekçesiyle işçilik alacaklarının her bir davalı adına ayrı ayrı hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı açıktır. Davalıların talepleri iş sözleşmesi ilişkisine dayalı olup, her bir işçi, ayrı ayrı iş sözleşmesiyle ve farklı süre ve koşullarda çalışmıştır. Mahkemece, davaların birlikte görülerek sonuçlandırılması yerinde değildir. Anılan sebeple, tefrik kararı verilerek, her bir davalı işçi için yargılamaya ayrı ayrı devam edilerek sonuca gidilmelidir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 09/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.