Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6137 E. 2017/16081 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6137
KARAR NO : 2017/16081
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, harcırah, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin müvekkilinin davalı şirkete bağlı olarak uzun yol uluslar arası tır şoförü sıfatıyla hizmet akdine istinaden 01.08.2004 – 29.04.2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2.200,00 TL net ücret mukabilinde çalıştığını, müvekkilinin ücretinin ve sigorta primi ödemelerinin eksik yapıldığını ve bu nedenle müvekkiline eksik maaş bağlandığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ve davacıya talep ettiği işçilik alacaklarının ibra belgesi ile ödenmiş olduğunu, ayrıca davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının senelik izinlerini kullandığını, bunun dosyada mübrez davacı tarafça imzalı yıllık ücretli izin formundan anlaşılabileceğini, davacının ….’ya tüm bildirimlerinin aldığı ücret üzerinden yapıldığını savunarak davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, tanık olarak dinlendiği aynı mahkemenin 2011/200 Esas sayılı dava dosyasında asgari ücret + sefer primi ile çalıştığını, sefer başına 650 Euro sefer primini davalı işverenden elden aldığını açıklamış olup bu beyanı mahkeme önünde ikrar mahiyetindedir. Davacının asgari ücretin bankaya yatırılıp sefer primlerinin de elden ödendiği şeklindeki beyanı karşısında harcırah adı altında istediği sefer primi alacağı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de davacının son ücretinin net 2.200,00 TL olduğu hizmet tespit davasındaki kesin hüküm ile belirlenmiş ve bu davadaki harcırah hariç tüm talepler son ücret 2.200,00 TL kabul edilerek hesaplanıp hüküm altına alındığına göre harcırah adı altında istenilen ve ücretin içinde olan sefer primi talebi bakımından da davacının aylık ücreti 2.200,00 TL kabul edilip asgari ücret kısmının ödendiği, bakiyesinin kaldığı kabul edilerek ve hesap yapılırken bakiye ücreti asgari ücrete oranlayarak sonuca gidilmesi gerekirken kesinleşmiş yargı kararına rağmen ücretin 2.200,00 TL yerine asgari ücret + sefer başına 650 Euro olduğu kabul edilerek harcırah adı altında talep edilen sefer priminin bu şekilde hüküm altına alınması da ayrıca hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.