Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6660 E. 2017/17475 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6660
KARAR NO : 2017/17475
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asil, 06/09/2011-13/08/2013 tarihleri arasında davalı yanında şoför olarak çalıştığını, 19/10/2012 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza tarihinden 13/08/2013 tarihine kadar raporlu olduğunu, raporu bittikten sonra davalının iş akdini haksız sonlandırdığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ve yıllık izin alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde, davacının uğradığı trafik kazasında şoförü olduğu kamyonun pert olduğunu, müvekkilinin davacıyı çalıştıracak başkaca kamyonu bulunmadığından, davacıyı çalıştırma imkanın kalmadığını, davacının raporlu olarak çalışmadığı süre ihbar önellerini 6 hafta aşması nedeniyle müvekkilinin davacının iş akdini 4857 sayılı Kanunun 25/I-b maddesi uyarınca bildirimsiz feshetme hakkının doğduğunu, ayrıca raporu biten davacının 14.08.2013 tarihinde işyerine gelerek işten ayrılmak istediğini beyan etmesi üzerine kıdem tazminatı bordrosunun hazırlandığı ancak davacının kıdem tazminatı miktarını beğenmediğini, davacının fiilen çalıştığı dönemde fazla mesaisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamalıdır. İşçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ortaya konmadıkça bu bordrolardaki fazla çalışma karşılığının ödendiği kabul edilir. İş yerine giriş çıkış kayıtları ve benzeri belgeler fazla çalışmayı ispat vasıtasıdır. Yazılı belge bulunmaması halinde ise tanık anlatımlarına göre değerlendirme yapılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı fazla çalışma alacağının bulunduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise, davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Davacı, fazla çalışma iddiasını ispat için ise tek tanık dinletmiştir. Davacının dinlettiği tek tanık olan tanık …, duruşmada alınan ilk beyanında, davacının çalışma saatlerinden veya fazla çalışmasına dair bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece duruşmada alınan ikinci beyanında ise, davacının 15 günlük periyotlar halinde 06.30 ila 21.30 saatleri arası ve 10.00 ila 22.00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Davalı tanıklarının beyanlarında ise, çalışma saatleri veya fazla çalışmaya dair bir beyan bulunmamaktadır. Dosyada fazla çalışmaya ilişkin davacının tek tanığının ikinci kez verdiği bu beyan dışında da delil bulunmamaktadır. Başka delillerle desteklenmeden, tek tanığın soyut nitelikteki anlatımına itibar edilemez, kaldı ki davacının tek tanığı ilk beyanında fazla çalışma yapıldığından da söz etmemiştir. Bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının, fazla çalışma olgusunu ispat ettiğinden söz edilemeyeceğinden, davacının fazla çalışma alacak talebinin tamamen reddi yerine kısmen kabulü hatalıdır.
3- Kabule göre de, taktiri indirim dışında reddedilen alacağın toplam miktarı maktu vekalet ücretinin üstünde olduğu ancak reddedilen alacağın nispi oranının ise, maktu vekalet ücretinin altında kaldığı gözetilerek, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre, 1.500,00 TL. maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen alacak miktarı yanlış hesaplanarak davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.